Çeşme’nin turizm deneyimi denizin altında da farklı rotalarla genişliyor. Yaklaşık 15 dalış noktasına sahip ilçede batık gemiler, mağaralar, yapay resifler, su altı heykelleri ve farklı deniz canlılarının görülebildiği alanlar hem eğitim hem de rekreasyonel dalışlar için kullanılıyor.

Yaklaşık çeyrek asırdır bölgede dalış eğitmenliği yapan Derin Doğa Dalış Merkezi sahiplerinden Erdinç Ergün, Çeşme’nin berrak suları, görüş mesafesi ve su altı yaşamıyla farklı seviyelerdeki dalgıçlara çeşitli seçenekler sunduğunu belirtiyor. Ergün’e göre hava koşullarının elverişsiz olduğu dönemlerde dahi dalış noktalarının yaklaşık 10’unda güvenli dalış gerçekleştirilebiliyor.

Monem Batığı su altı yaşamıyla bütünleşti

Çeşme’nin öne çıkan rotalarından Monem Batığı, 2004 yılında Aliağa’ya götürülürken fırtına nedeniyle Çeşme açıklarında 18 metre derinliğe battı. Yaklaşık 75 metre uzunluğundaki gemi; güvertesi, kaptan köşkü, ambarları ve hava bacalarıyla dalgıçlara geniş bir keşif alanı sunuyor. Ergün, batığın zaman içinde balıkların beslendiği, barındığı ve çoğaldığı bir yaşam alanına dönüştüğünü anlatıyor. Sarıkuyruk akya, papağan balığı, iskorpit ve zaman zaman deniz kaplumbağalarının görülebildiği Monem, su altı fotoğrafçılığı ve video çekimleri için de tercih ediliyor.

Monem’in 18 metre derinlikte bulunması, farklı sertifika seviyelerindeki dalgıçların rotayı kullanabilmesine olanak sağlıyor. Ergün’ün verdiği bilgiye göre tarihi batık statüsünde bulunmaması nedeniyle dalış öncesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan ayrıca izin alınması gerekmiyor.

Batık gemiden su altı sergisine

Çeşme’deki bir diğer dikkat çekici rota, yapay resif projesi kapsamında 2017 yılında Eşek Adası yakınlarında yaklaşık 30 metre derinliğe batırılan TCSG-68 Sahil Güvenlik Gemisi. 34 yıl görev yaptıktan sonra hizmetten çıkarılan gemi, bugün dalış turizmine hizmet veriyor. Geminin içinde, su altı fotoğrafçısı Mustafa Kapkın’ın Bodrum’daki süngercileri görüntülediği fotoğraflardan oluşan "Sünger Dalgıçları" sergisi de yer alıyor.

Mağaralar ve Vatoz Tarlası rotayı çeşitlendiriyor

Maksimum 16 metre derinliğe sahip Yatak Odası Mağarası, eğitim ve keyif dalışları için kullanılan rotalar arasında. Barakuda, müren, çipura, akya ve orfoz gibi türlerin görülebildiği bölgede mağara girişleri ve süngerlerin oluşturduğu su altı dokusu fotoğrafçılar açısından da öne çıkıyor. Ildırı açıklarındaki Vatoz Tarlası ise özellikle kazık kuyruk vatozlarının yoğunluğu ile tanınıyor. Ergün, bölgede yaklaşık yedi farklı vatoz türüyle karşılaşılabildiğini ve özellikle ekim-kasım döneminde yüzlerce vatozun aynı alanda gözlemlenebildiğini belirtiyor.

Çeşme’de yapay resif çalışmaları da dalış turizmiyle deniz yaşamını aynı noktada buluşturuyor. Beton künkler, kalamar yumurtlama sistemleri ve TCSG-68 gibi yapılar deniz canlılarına yeni yaşam alanları oluştururken, 88 dalış noktasındaki "Kayıp Göçmen Anıtı" ile Pir Sultan Abdal ve Hacı Bektaş Veli heykelleri su altındaki rotalara sanatsal bir boyut katıyor.

Yılın yaklaşık 10 ayında dalış mümkün

Ergün’ün aktardığına göre Çeşme’de ocak ve şubat ayları dışında yılın yaklaşık 10 ayında dalış yapılabiliyor. Su sıcaklığı kışın yaklaşık 15, yazın ise 23 dereceye ulaşıyor. Monem Batığı, Yatak Odası, No Name, 88 Taşları, TCSG-68, Vatoz Tarlası, Ayrık Taş, Ildır Mağaraları ve diğer rotalar; Çeşme’nin kıyı turizminin yanında su altı deneyimini de destinasyonun turizm ürünlerinden biri haline getiriyor.