Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı, 9–20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya EXPO Center’da düzenlenecek. Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği ve başkanlığını üstleneceği COP31 için 196 ülkeden 80 bini aşkın ziyaretçinin Antalya’ya gelmesi bekleniyor.

Konferans, COP31 oturumlarının yanı sıra Kyoto Protokolü Taraflar Toplantısı CMP21 ile Paris Anlaşması Taraflar Toplantısı CMA8’e de ev sahipliği yapacak. Devlet ve hükümet başkanlarının katılımına açık Dünya Liderleri Zirvesi ise 11–12 Kasım tarihlerinde Mavi Alan’da yapılacak. İkinci haftadaki üst düzey bölümün 17–18 Kasım’da sürmesi planlanıyor.

Türkiye, COP31’in ev sahibi ülkesinin yanı sıra konferans başkanlığını da yürütecek. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile COP31 Başkanı olarak görevlendirildi. Hazırlık, organizasyon ve yürütme süreçleri Bakanlığın koordinasyonunda; ilgili kamu kurumları, yerel yönetimler ve organizasyon birimlerinin eşgüdümüyle ilerliyor.

Antalya’daki ilk kapsamlı hazırlık toplantısı, COP31 oturumlarının yapılacağı EXPO alanında düzenlendi. İçişleri, Dışişleri, Kültür ve Turizm, Sağlık, Tarım ve Orman ile Ulaştırma ve Altyapı bakanlıklarının temsilcilerinin katıldığı toplantıda ulaşım, güvenlik, sağlık, konaklama, alan yönetimi ve kurumların görev paylaşımı ele alındı.

İklim diplomasisinin merkezi Antalya

COP31, Türkiye’nin iklim diplomasisindeki rolünü küresel ölçekte görünür kılacak. Konferansta ülkeler; sera gazı azaltım hedeflerini, iklim değişikliğine uyum politikalarını, iklim finansmanını, kayıp ve zarar mekanizmalarını, karbon piyasalarını ve Paris Anlaşması’nın uygulama başlıklarını görüşecek.

Türkiye Başkanlığı, COP31’i taahhütlerin uygulamaya dönüştürülmesine odaklanan bir konferans olarak konumlandırıyor. Haziran ayında Bonn’da açıklanan COP31 Eylem Gündemi; sıfır atık, okyanuslar ve denizler, gıda güvenliği, iklime dirençli şehirler, İklim Uygulama Köprüsü, gençlik ve eğitim, yeşil sanayileşme, temiz enerji dönüşümü, Rio sözleşmeleri arasında uyum ve dirençli sağlık sistemleri olmak üzere 10 öncelikli tema üzerine kuruldu.

Eylem gündeminde 2035 yılına yönelik ölçülebilir hedefler de yer aldı. Nihai enerji talebinde elektriğin payının yüzde 20’nin biraz üzerindeki seviyeden yüzde 35’e çıkarılması, küresel atık artışının yarıya indirilmesi ve binalarda enerji tüketim yoğunluğunun en az yüzde 25 azaltılması hedefleniyor. Döngüsel malzeme kullanım oranının küresel ölçekte en az yüzde 15’e yükseltilmesi de açıklanan hedefler arasında bulunuyor.

Gıda güvenliği başlığında genç çiftçilerin iklime dirençli tarım uygulamaları konusunda eğitilmesi, gençlik ve eğitim alanında ise iklim farkındalığını geliştiren eğitime erişimin yaygınlaştırılması amaçlanıyor. Sıfır atık yaklaşımı, metan emisyonlarının azaltılması ve üretim süreçlerinde döngüsel ekonominin güçlendirilmesi de Türkiye Başkanlığının uygulama odaklı gündeminde yer alıyor.

İklim Uygulama Köprüsü ile ülkelerin ulusal katkı beyanlarının yatırım yapılabilir proje portföylerine dönüştürülmesi amaçlanıyor. Türkiye Başkanlığı, bu yapı üzerinden iklim finansmanının sahadaki projelere daha hızlı ulaşmasını ve açıklanan hedeflerin enerji, sanayi, tarım, şehirler ve günlük yaşamda somut karşılık bulmasını hedefliyor.

COP31’in yönetim modeli de uluslararası iş birliğine dayanıyor. Türkiye konferans başkanlığı ve eylem gündemini yürütürken, Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen müzakereler başkanı olarak görev yapacak. İki ülke, eylem gündemi ile tarafların uzlaşmasına dayalı resmî müzakere sürecini eşgüdüm içinde ilerletecek.

Kasım ayında turizm hareketliliği

COP31’in Antalya’ya etkisinin konferans alanıyla sınırlı kalmaması bekleniyor. Antalya Valiliği, organizasyonun Belek, Aksu, Serik, Manavgat, Alanya ve Muratpaşa başta olmak üzere kentin farklı turizm bölgelerine yayılacağını açıkladı. Konaklama, transfer, toplantı organizasyonu, yeme-içme ve yerel hizmetlerde kasım ayına yayılan yoğun bir talep oluşması öngörülüyor.

Antalya Valisi Hulusi Şahin, kentin G20 Zirvesi ve EXPO 2016 ile yüksek düzeyli uluslararası organizasyonlarda deneyim kazandığını, COP31’in turizm ve ticaret açısından daha ileri bir aşama oluşturacağını belirtti. Bakan Murat Kurum da 80 bini aşkın ziyaretçinin Antalya’nın esnafına, üretimine ve uluslararası tanıtımına katkı sağlayacağını ifade etti.

Zirve, Antalya’nın yaz sezonu dışındaki uluslararası etkinlik kapasitesini geniş bir küresel katılımcı kitlesine gösterecek. Oteller, toplantı salonları, ulaşım altyapısı ve turizm hizmetleri, devlet heyetlerinden sivil toplum temsilcilerine, uzmanlardan medya kuruluşlarına uzanan farklı katılımcı gruplarını ağırlayacak.

UNFCCC’nin katılımcı bilgilendirmesine göre konferans Antalya EXPO Center’da yapılacak. Antalya Havalimanı, karayolu bağlantıları ve konferansa özel servisler ulaşım planının ana unsurlarını oluşturacak. Resmî konaklama platformunda yer alan başlıca oteller ile konferans alanı arasında katılımcılara ücretsiz ulaşım hizmeti sağlanacak; havalimanı ve kent içi transferleri için de özel düzenlemeler uygulanacak.

COP31 öncesindeki hazırlık toplantıları 3 Kasım’da başlayacak. En az gelişmiş ülkeler, küçük ada devletleri, Afrika Grubu ile G77 ve Çin grubu, ana konferans öncesinde Antalya’da bir araya gelecek. UNFCCC’nin çevrim içi kayıt sisteminin açılışı, ayrıntılı program, yan etkinlikler ve lojistik güncellemeler ilerleyen tarihlerde resmî COP31 ve UNFCCC kanallarından duyurulacak.