Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı ile 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu ortaklığında yürütülen Derin Miras projesi, Çanakkale Boğazı’ndaki tarihi savaş gemisi batıklarını çevre dostu katodik koruma yöntemiyle koruma altına alıyor. Proje, Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı’nın dünya batık dalış turizmindeki görünürlüğünü artırırken, 111 yıldır su altında bulunan kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasını amaçlıyor.
Uygulamada batıkların yüzeyine doğrudan müdahale edilmeyecek. Gemilerin yakınına yerleştirilecek özel çinko anotların, korozyon sürecini yavaşlatması ve metal yapıların su altında daha uzun süre korunmasına katkı sağlaması planlanıyor. Çalışmanın sürdürülebilir turizm, yerel ekonomi ve sualtı biyolojik çeşitliliği açısından da çok yönlü bir değer üretmesi hedefleniyor.

Her seviyeye açık tarih rotası
Dünyanın ilk ve tek I. Dünya Savaşı temalı sualtı parkı olarak tanımlanan Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı, 27 batık ve iki resiften oluşan 29 farklı dalış noktasını kapsıyor. Yaklaşık 150 kilometrekarelik alana yayılan parkta dalış derinlikleri 7 metreden başlıyor; bu yapı, farklı deneyim seviyelerindeki dalgıçlara geniş bir keşif alanı sunuyor. Batıklara iskeleden 10 dakika ile 1,5 saat arasında ulaşılabiliyor ve bölgede yılın 12 ayı dalış yapılabiliyor.
Parkın öne çıkan noktalarından SS Carthage, 85 metre derinlikte bulunuyor. 123 metre uzunluğa, 17 metre genişliğe ve altı katlı bir yapıya sahip gemiyi bütünüyle deneyimlemek isteyen teknik dalgıçların 40 ila 50 dalış planlaması gerekiyor. Bu özellik, Gelibolu’yu tek seferlik bir rota yerine farklı batıkları ve ayrıntıları keşfetmek için tekrar ziyaret edilebilecek bir sualtı destinasyonuna dönüştürüyor.
Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı; Mısır, Malta, Yunanistan ve Hırvatistan gibi dalış destinasyonlarıyla karşılaştırıldığında, farklı seviyelere uygun derinlik seçenekleri, batıklara kısa sürede ulaşım ve yıl boyunca dalış imkânıyla öne çıkıyor. Çanakkale Savaşları’nın deniz altındaki izlerini aynı park içinde buluşturan rota, tarih, doğa ve spor deneyimini tek bir seyahat ürününde bir araya getiriyor.
Basın bülteninde aktarılan verilere göre, dünyada her yıl yaklaşık 7 milyon kişi dalış amacıyla uluslararası seyahat gerçekleştiriyor. Dalış turistlerinin ekipman kiralama, tekne, eğitim ve sertifikasyon programları gibi harcamaları, bu alanı yüksek katma değerli turizm türlerinden biri hâline getiriyor. Çok sayıda batığın farklı dalışlarda keşfedilebilmesi de Çanakkale için uzun konaklama ve tekrar ziyaret potansiyelini destekleyen bir yapı sunuyor.
HMS Louis’te ilk tanıtım dalışı
Projenin küresel görünürlük çalışmaları kapsamında, katodik koruma uygulamasının tamamlandığı Suvla Koyu’ndaki HMS Louis batığına tanıtım dalışı yapıldı. Underwater Photographer of the Year ödüllü İsveçli sualtı fotoğrafçısı Alex Dawson, 13 metre derinlikteki batığı görüntüledi. Milli serbest dalış sporcusu ve Guinness Dünya Rekortmeni Bilge Çingigiray da HMS Louis’e serbest dalış gerçekleştirerek projenin tanıtım karelerinde yer aldı.
1912 yılında denize indirilen ve 1913’te İngiliz Kraliyet Donanması’nda hizmete giren HMS Louis, 30 Ekim 1915’te bir römorkörle çarpışmasının ardından hasar gördü ve Suvla Koyu’nda kuma oturdu. 82 metre uzunluğundaki geminin 45 metrelik bölümü bugün kumun üzerinde bulunuyor. Batıkta dalgıçların fotoğraflayabildiği dört Yarrow tipi kazan ile çevresindeki balık ve canlı çeşitliliği, noktayı parkın dikkat çeken dalış alanlarından biri hâline getiriyor.
Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, batıkların insanlık tarihinin ortak hafızası olduğunu belirterek, Derin Miras ile sualtı tarihini korurken sürdürülebilir turizmin nitelikli bir örneğini dünyaya sunmayı hedeflediklerini söyledi. 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu CFO’su Murat Sarıkaya ise projenin bölgenin sosyal, kültürel, çevresel ve ekonomik gelişimine katkı sunan çalışmalar arasında yer aldığını ifade etti.
TÜBİTAK, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Akdeniz Üniversitesi ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi gibi bilimsel ve akademik kurumların iş birliğiyle yürütülen proje, Gelibolu Tarihi Sualtı Parkı’ndaki koruma uygulamalarının geliştirilmesini ve farklı coğrafyalara aktarılabilecek bir model oluşturulmasını amaçlıyor.
Çalışma, Türkiye’de geliştirilen koruma yaklaşımının başka sualtı mirası alanlarında da uygulanabilmesi için örnek oluşturacak.
Günlük turizm gazetesi



