Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünün 2023 ve 2024 yıllarına ait Sayıştay denetim raporlarında yer alan bazı bulguları Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na sordu. TBMM kayıtlarına 7/45422 esas numarasıyla giren yazılı soru önergesinin başkanlığa geliş tarihi 5 Haziran 2026 olarak yer aldı.
Önerge, havalimanı işletmeciliği ve kamu kaynaklarının kullanımı bakımından turizm sektörünü de yakından ilgilendiren başlıklara odaklanıyor. Metinde DHMİ’nin taşınmaz kayıtları, hava seyrüsefer hizmetleriyle ilişkili mali tabloları, kamu özel işbirliğiyle işletilen havalimanlarındaki varlık takibi, garanti ödemeleri, havalimanı kapasite kullanımları ve İstanbul Atatürk Havalimanı giderleri için bakanlıktan açıklama istendi.
Sayıştay bulguları için yanıt istendi
Avşar, önergesinde ilk olarak Sayıştay raporlarında yinelendiği belirtilen taşınmaz kayıt işlemlerindeki eksiklikleri gündeme taşıdı. 2023 yılı raporundaki 7.2.1 numaralı bulgunun 2024 raporunda da yer aldığını belirten Avşar, hukuki sorunların çözümü için mevzuat değişikliği gerekliliğine işaret eden Sayıştay önerisinin ardından sürecin neden sonuçlandırılamadığını sordu.
Önergede EUROCONTROL hava seyrüsefer hizmetleri harcamaları geri ödemesini artırma imkânı olan yatırım harcamalarının mali tablolara yansımaması da ayrı bir başlık oldu. Avşar, kule ve teknik blok yapım maliyetleri ile bunların üzerinde bulunduğu arsa ve arazilerin edinim maliyetlerinin kuruluş bilançosunda gösterilmesinin gelirleri artırabileceğine dönük Sayıştay değerlendirmesini hatırlatarak, iki yıllık sürede sürecin neden tamamlanmadığını sordu.
Kamu özel işbirliğiyle işletilen havalimanlarında taşınırların kayıt ve takip işlemlerindeki eksiklikler de önergenin ana başlıkları arasında yer aldı. Metinde, KÖİ Malzeme Modülüne varlık verilerinin girildiği yönündeki cevaba rağmen, gerekli kontrol ve güncelleme işlemlerinin neden tamamlanmadığı soruldu.
Avşar, DHMİ’ye ait bir binanın lojman statüsünden çıkarıldıktan sonra uzun süre atıl durumda bırakılması bulgusunu da gündeme getirdi. Kuruluşun daha önce “en kısa sürede” tamamlanması planlanan yıkım ve yeniden yapım çalışmalarına değinen Avşar, çalışmanın tamamlanıp tamamlanmadığını, tamamlanmadıysa takvimin ne olduğunu sordu.
Önergede 2024 raporunda yer alan iki yeni mali başlık da bulunuyor. Havacılık personelinin işletme bütçesinden karşılanan periyodik sağlık raporu ücretleri arasındaki uyumsuzlukların çözülüp çözülmediği sorulurken, Türk Standartları Enstitüsüne mevzuat gereği ödenmemesi gerektiği belirtilen aidatların hangi karar veya mevzuat hükümlerine dayanılarak ödendiği, toplam tutarın ne olduğu ve kusur ya da ihmal varsa işlem yapılıp yapılmadığı soruldu.
Havalimanı kapasitesi ve garanti ödemeleri
Yazılı soru önergesinde personel giderlerindeki artışlar da ayrı bir bölüm olarak yer aldı. Metne göre DHMİ’nin 2023 yılı personel harcaması 8 milyar 486 milyon 644 bin TL, 2024 yılı personel harcaması ise 14 milyar 512 milyon 199 bin TL olarak aktarıldı. Avşar, bu artış ve bütçe sapmalarının mali disiplin ve kurumsal öngörü açısından nasıl değerlendirildiğini sordu.
Garanti giderleri, önergenin turizm ve havalimanı işletmeciliği açısından en görünür başlıklarından biri oldu. Metinde, 2023 yılında YİD modeliyle işletilen havalimanlarında fiili yolcu sayılarının garanti edilen yolcu sayılarının altında kalması nedeniyle 393 milyon 411 bin 808,40 TL ödeme yapıldığı belirtildi. Bu tutarın 174 milyon 742 bin 523,68 TL’sinin Ankara Esenboğa Havalimanı, 218 milyon 40 bin 565,91 TL’sinin Zafer Havalimanı için ödendiği kaydedildi.
Önergede 2024 yılı için garanti giderleri hesabında 402 milyon 789 bin 668,84 TL bulunduğu ifade edildi. Bu tutarın 133 milyon 372 bin 317,85 TL’sinin Ankara Esenboğa Havalimanı, 249 milyon 724 bin 1,68 TL’sinin Zafer Havalimanı, 19 milyon 693 bin 349,31 TL’sinin ise Çukurova Uluslararası Havalimanı nedeniyle işletici şirketlere ödendiği belirtildi. Avşar, garanti giderlerindeki artışın “basiretli tacir” kavramı bağlamında nasıl değerlendirildiğini sordu.
Önerge, kapasite kullanımı düşük havalimanlarına da geniş yer ayırdı. Metinde, DHMİ tarafından işletilen 50 havalimanı ve terminal binası arasında en büyük kapasiteye ve donanımlı teknik altyapıya sahip olduğu belirtilen yapının kapasitesinin 2023’te yüzde 5,75, 2024’te yüzde 6,45 oranında kullanılmasının kamu kaynaklarının etkinlik, verimlilik ve ekonomiklik ilkeleri açısından nasıl değerlendirildiği soruldu.
İstanbul’un yolcu kapasitesi ve yükü dikkate alınarak mevcut altyapının atıl bırakılıp bırakılmadığı, böyle bir uygulamayla kamu zararı oluşup oluşmadığı ve zarar varsa miktarı da önergedeki sorular arasında yer aldı. Avşar ayrıca DHMİ’nin 2025 faaliyet raporunda İstanbul Atatürk Havalimanı için 3 milyar 834 milyon 149 bin 470,94 TL gider gerçekleştiği yönündeki tabloya işaret ederek bu giderin neden oluştuğunu sordu.
İstanbul Atatürk Havalimanı’ndaki güvenlik sistem ve cihazlarının, ticari yolcu trafiğine kapanma sonrası ihtiyaç duyulan diğer havalimanlarında değerlendirildiği bilgisi de önergeye girdi. Avşar, hangi cihazların hangi havalimanlarına sevk edildiğinin açıklanmasını istedi. Aynı havalimanında faaliyetleri sınırlandırıldığı halde 736 personel bulunduğu belirtilerek bu personelin görev ve sorumluluk alanlarına göre dağılımı soruldu.
Önergede, DHMİ havalimanlarında toplam kapasite kullanım oranının 2023’te yüzde 20,93, 2024’te yüzde 20,80 seviyesinde gerçekleştiği belirtildi. Kocaeli Cengiz Topel Havalimanının 2023’te yüzde 0,95, 2024’te yüzde 0,68 ile en düşük kapasite kullanım oranına sahip olduğu aktarıldı. Avşar, düşük kullanımın gerekçesini, iyileştirme planı olup olmadığını ve atıl kapasite nedeniyle kamu zararı doğup doğmadığını sordu.
Tekirdağ özelinde ise Çorlu Atatürk Havalimanı yolcu trafiğindeki düşüş gündeme getirildi. Önergede, Tekirdağ’ın sanayi, ticaret ve turizm potansiyeline rağmen havalimanında yolcu trafiğinin 2022’den 2023’e yüzde 22,7, 2023’ten 2024’e yüzde 10 düştüğü; 2025 yılı içinde iç ve dış hat toplam uçak trafiğinin 250 olarak yer aldığı belirtildi. Avşar, bu düşüşün nedenini ve kapasiteyi artırmaya dönük planlama bulunup bulunmadığını sordu.
Metnin son bölümünde hava trafik sistemleri AR-GE işleri ve İzmir Adnan Menderes Havalimanı deprem güçlendirme işi yer aldı. ÇARE, ATC kule ve radar simülatörü, Milli Geniş Alan Multilaterasyon ve Milli Hava Trafik Kontrol Merkezi gibi işlerde yaşanan gecikmenin nedeni sorulurken, İzmir Adnan Menderes Havalimanında 2018’de imzalanan, 2021’de tasfiye edilen ve 2024’te yeniden ihale edilen deprem güçlendirme işinin neden ertelendiği ve bugünkü tamamlanma oranı için de açıklama istendi.
Günlük turizm gazetesi


