Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) Konsey Başkanı Toshiyuki Onuma ve Genel Sekreter Juan Carlos Salazar, üye devletlerin üçte birinden azının 2010 Pekin Sözleşmesi ve Protokolü’nü onayladığını belirterek katılımın artırılmasını istedi. İki yönetici, 11 Eylül saldırılarının kurbanlarını anmak amacıyla kaleme aldıkları ortak yazıda, havacılık güvenliğine ilişkin hukuk kurallarının değişen tehditlere ayak uydurması gerektiğini vurguladı.

Onuma ve Salazar’ın verdiği bilgiye göre, 1970’lerde kabul edilen havacılık güvenliği anlaşmaları neredeyse bütün devletlerce onaylanırken Pekin Sözleşmesi ve Protokolü’ne katılım sınırlı kaldı. Bu iki metne daha fazla devletin taraf olması, ICAO’nun öncelikli çağrıları arasında yer alıyor.

Pekin düzenlemeleri, yeni saldırı yöntemlerini suç kapsamına alıyor; biyolojik ve kimyasal tehditlerin yanı sıra saldırıları düzenleyenleri ve finanse edenleri de kapsıyor. Sınır ötesi iş birliği, soruşturma ve suçluların iadesine ilişkin mekanizmaları güçlendiren metinler, siber güvenlik açıklarının ilk işaretlerini de ele aldı.

Değişen tehditler, ortak güvenlik ihtiyacı

ICAO yönetimi, siber tehditlerin, kurum içinden kaynaklanan tehditlerin ve insansız hava araçlarının kötüye kullanımının yeni düzenleme ve uygulama ihtiyaçları doğurduğunu belirtti. Seyrüsefer sistemlerine müdahale, tedarik zincirindeki güvenlik ihlalleri ve çatışma bölgelerinden kaynaklanan riskler de sivil havacılığın karşı karşıya olduğu sorunlar arasında sıralandı.

Ortak yazıda, uluslararası anlaşmaların ve teknik standartların ancak devletler tarafından etkili biçimde uygulandığında sonuç verebileceği vurgulandı. Bazı devletlerin uluslararası standartları karşılayamaması, bir ülkedeki güvenlik açığının sistemin tamamını etkileyebilmesi nedeniyle ortak bir sorun olarak değerlendirildi.

ICAO, üye devletlerde zorunlu güvenlik denetimleri yürütürken eksikliklerin giderilmesi için kapasite geliştirme desteği de sunuyor. İki yöneticiye göre kalıcı iyileşme; eğitim, uzmanlık ve teknolojiye sürekli yatırım yapılmasını, ayrıca bağımsız gözetimi gerektiriyor. Güncelliğini yitiren kuralların kaldırılması da güvenlik çerçevesinin yenilenmesinin bir parçası.

11 Eylül’den sonra başlayan süreç

2 bin 977 kişinin hayatını kaybettiği 11 Eylül 2001 saldırıları, havacılık güvenliğinde yeni bir tehdidi ortaya çıkardı. Saldırılardan sonraki iki hafta içinde ICAO’nun Montréal’deki merkezinde toplanan 169 ülke, uçakların silah olarak kullanılmasını kınayan ve yeni terör eylemlerini önlemek için acil uluslararası iş birliği taahhüdü içeren kararı oy birliğiyle kabul etti. Bu süreç, daha sonra Pekin Sözleşmesi ve Protokolü’nün hazırlanıp kabul edilmesine uzandı.

ICAO ve üye devletler, teknik kuralları da yeniden ele aldı. Küresel güvenlik planıyla ortak öncelikler belirlenirken uygulamaları izlemek ve ihtiyaç duyulan desteği sağlamak üzere evrensel güvenlik denetim programı başlatıldı.

Örgütün 2050 vizyonu, herkes için hava taşımacılığına erişimi, sıfır can kaybını ve net sıfır karbon emisyonunu hedefliyor. Onuma ve Salazar, sivil havacılığa yönelik yasa dışı müdahalelerden kaynaklanan can kayıplarını önlemek için hükümetlerin, havacılık işletmelerinin, bağlantılı sektörlerin ve uluslararası kuruluşların sürekli ve güçlü iş birliği içinde çalışması gerektiğini belirtti.