İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen, Küre Dağları’ndaki sit alanları çevresinde yürütülen madencilik projelerini TBMM gündemine taşıdı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yanıtlaması istemiyle verilen yazılı soru önergesi, 5 Mayıs 2026’da Meclis Başkanlığına ulaştı.
Önergenin özetinde, Küre Dağları’nda yer alan sit alanları çevresindeki madencilik projelerine ilişkin sorular yer aldı. TBMM kayıtlarına göre önergenin 15 günlük cevaplanma süresi devam ediyor.
Kültürel Miras Vurgusu
Kaya Ösen, önergesinde Kastamonu, Bartın ve Sinop illeri sınırları içinde yer alan Küre Dağları’nı yalnızca doğal alan değil, binlerce yıllık tarihsel birikime sahip kültürel miras alanı olarak nitelendirdi. Metinde, bölgede yaklaşık 4.000 arkeolojik sit alanı ve sayısız tescilsiz kültürel varlık bulunduğunun bilindiği ifade edildi.
Önergede, son yıllarda yaygınlaştığı belirtilen madencilik faaliyetleri ve özellikle siyanürlü altın madeni projelerinin çok katmanlı kültürel mirası doğrudan tehdit ettiği savunuldu. Henüz gün yüzüne çıkarılmamış arkeolojik katmanların ağır sanayi faaliyetleri nedeniyle geri dönüşü olmayacak biçimde tahrip edilme riski bulunduğu öne sürüldü.
Ruhsat ve Envanter Soruları
Milletvekili Kaya Ösen, Bakanlığa yönelttiği sorularda Küre Dağları ve çevresinde tescilli ve tescil bekleyen kaç kültürel-arkeolojik sit alanı bulunduğunu sordu. Bu alanların kaçının maden ruhsat sahalarıyla çakıştığının da açıklanması istendi.
Önergede, madencilik projeleri onaylanmadan önce bölgedeki arkeolojik ve kültürel mirasın bütüncül biçimde tespit edildiğine dair Bakanlığın elinde güncel ve kapsamlı bir envanter bulunup bulunmadığı soruldu. Bu soru, proje süreçlerinde kültürel miras bilgisinin nasıl kullanıldığına ilişkin denetim başlığını öne çıkardı.
Kaya Ösen, Küre Dağları’ndaki kültürel mirasın yalnızca arkeolojik kalıntılardan ibaret olmadığını da belirtti. Geleneksel köy yerleşimleri, çantı tekniğiyle inşa edilen ahşap mimari, imece kültürü, üretim pratikleri ve sözlü tarih unsurlarının bu mirasın parçaları olduğu ifade edildi.
Son soruda, geri dönüşü olmayan kültürel miras tahribatı riski karşısında söz konusu madencilik faaliyetlerinin durdurulması veya yeniden değerlendirilmesinin gündemde olup olmadığı soruldu. Bakanlıktan gelecek yanıt, sit alanları, ruhsat sahaları ve kültürel miras envanteri açısından izlenecek.
Günlük turizm gazetesi


