Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici, TBMM Genel Kurulunda Muğla turizminin kâğıt üzerinde altı ay görünen sezonu sahada aynı güçte yaşayamadığını söyledi. Torba kanun görüşmeleri sırasında söz alan Derici’ye göre Bodrum, Marmaris, Fethiye, Datça ve Milas gibi destinasyonlara sahip ilde işletmeler, on iki aylık maliyeti üç aylık gelirle karşılamak zorunda kalıyor.

Konuşma, Muğla turizminin yalnızca ziyaretçi çekme gücüne değil, işletme maliyeti, çalışan barınması, altyapı baskısı ve çevre koruma başlıklarına da işaret etti. Derici, yüksek enflasyon, artan maliyetler ve döviz politikalarının sektörü doğrudan etkilediğini; Türkiye’nin birçok pazarda fiyat avantajını kaybetmesinin özellikle yabancı turist sayısında dalgalanmalara neden olduğunu savundu. Yerli turist tarafında ise alım gücündeki düşüşün iç turizm hareketliliğini sınırladığını söyledi.

Kısa sezon maliyeti

Derici, enerji giderlerindeki yükseliş, yüksek kira ve işletme giderleri, kısa sezon nedeniyle gelir yetersizliği ve finansmana erişim zorluklarını turizmin temel sorunları arasında saydı. Kayıtsız çalışan yabancıların düşük maliyetle çalıştırılmasının yerel çalışanlar için işsizlik anlamına geldiğini de dile getirdi.

Bu tabloyu işletmeler açısından ayakta kalma sorunu olarak tanımlayan Derici, çalışma koşullarının ağırlaşması ve gelirlerin yetersiz kalması nedeniyle birçok çalışanın sektörden uzaklaştığını belirtti. Kısıtlı istihdamla yüksek hizmet kalitesi beklentisinin mümkün olamayacağını söyledi. Artan kiralar nedeniyle personel bulmanın da zorlaştığını belirten Derici, barınma ve lojman başlığını sektörün istihdam sorununun parçası olarak anlattı.

Fiilî nüfus tartışması

Muğla’nın kamu kaynaklarından aldığı paya ilişkin eleştiri de konuşmanın merkezindeydi. Derici, ülke ekonomisine yüksek katkı sağlayan illerden biri olmasına rağmen Muğla’da bütçe dağılımında resmî nüfusun esas alındığını; yaz aylarında katlanan fiilî nüfusun yeterince dikkate alınmadığını söyledi. Bunun altyapı yetersizliklerine, hizmet aksaklıklarına ve yoğun sezonda baskıya yol açtığını savundu.

Derici, ülke turizminin korunmasının yalnızca yerel yönetimlerin alanı olmadığını, ilgili bakanlıkların da asli görevi olduğunu ifade etti. Turizmin on iki aya yayılması için somut teşvikler uygulanmasını, yabancı turist getiren işletmelere destek verilmesini, küçük ve orta ölçekli işletmeler ile yerel ekonominin desteklenmesini istedi.

Konuşmada enerji ve maliyet yüklerinin azaltılması, personel istihdamını güçlendiren politikalar geliştirilmesi, barınma ve lojman sorununun çözülmesi ve bütçe dağılımında fiilî nüfusun dikkate alınması talepleri de yer aldı. Derici, bu adımları Muğla turizminin sezon baskısını azaltacak başlıklar arasında saydı.

Konuşmanın çevre bölümünde kıyılar ve ormanlar vardı. Derici, yapılaşma ve kontrolsüz kullanımın, şirketler ve rant odaklı turizm politikalarıyla birlikte Muğla gibi turizm kentleri için büyük tehlike oluşturduğunu savundu. Doğa ve tarih korunmadan turizmin sürdürülemeyeceğini söyledi.

Derici, Akbelen ve Deştin’de zeytinlikler, Datça’da ise kamu alanları ve kamu arazileri üzerinden çevre ve mülkiyet tartışmalarına değindi. Kaynak metinde ilgili kurumların yanıtı veya talep, doluluk, fiyat ve ziyaretçi hareketine ilişkin ayrı bir resmî veri yer almıyor.