Özel hastanelerde genel TÜSKA akreditasyonu zorunluluk olmaktan çıkarılarak denetim muafiyetine bağlı bir teşvik sistemine dönüştürüldü. Ancak sağlık turizmi kapsamında hizmet veren hastanelerin akreditasyon yükümlülüğü 31 Aralık 2026’ya kadar devam ediyor.

29 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliğine göre TÜSKA tarafından Platin veya Altın kategoride belgelendirilen özel hastaneler 3 yıl, Gümüş kategoridekiler 2 yıl, Bronz kategoridekiler ise 1 yıl olağan denetimlerden muaf tutulacak. Şikâyet, ihbar veya gerekli görülen durumlarda yapılan olağan dışı denetimler bu muafiyetin dışında kalıyor.

Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Dr. Fatih Seyran, düzenlemenin TÜSKA’nın özel hastaneler açısından işlevini değiştirdiğini söyledi. Seyran’a göre akreditasyon, genel özel hastane mevzuatında zorunluluk yerine kalite seviyesine göre denetim avantajı sağlayan bir teşvik aracına dönüştü.

İki yönetmelik birbirinden ayrılıyor

Seyran, Özel Hastaneler Yönetmeliği’ndeki değişikliğin Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turistin Sağlığı Hakkında Yönetmelik’ten doğan yükümlülüğü kendiliğinden kaldırmadığını belirtti. İlgili mevzuat kapsamında hastane, tıp merkezi, tıbbi laboratuvar ve diyaliz merkezlerinin en geç 31 Aralık 2026’ya kadar TÜSKA tarafından akredite edilmiş olması gerekiyor.

“Özel Hastaneler Yönetmeliği’ndeki yeni düzenleme ile sağlık turizmi mevzuatındaki TÜSKA şartının birbirinden ayrılması gerekiyor” diyen Seyran, sağlık turizmi yetki belgesine sahip hastaneler açısından yıl sonu tarihinin önemini koruduğunu vurguladı.

Seyran, yüksek akreditasyon seviyelerinin yalnızca olağan denetim yükünü azaltmadığını; kalite, hasta güvenliği ve kurumsal kapasite bakımından sağlık turizmi pazarında da hastanelere destek sağlayabileceğini ifade etti. Kuruluşların önümüzdeki dönemde özel hastaneler mevzuatı, sağlık turizmi yükümlülükleri ve TÜSKA sürecini birlikte değerlendirmesi gerektiğini kaydetti.