Diyarbakır Milletvekili Serhat Eren, Schengen vizesi için randevu alma süreçlerinde yaşanan sorunları TBMM’ye taşıdı. Eren’in 15 Haziran 2026’da Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yanıtlaması istemiyle sunduğu yazılı soru önergesi, 7/45555 esas numarasıyla kayda geçti.
Önergede, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının özellikle Schengen ülkelerine yönelik vize başvurularında uzun bekleme süreleri, randevu yetersizliği, yüksek hizmet bedelleri ve aracı şirketler üzerinden yürüyen süreçlere ilişkin şikâyetlerle karşılaştığı belirtildi. Metinde, bu sorunların yalnızca bireysel seyahatleri değil; iş, eğitim, fuar, aile ziyareti, kültür ve sağlık amaçlı seyahat planlarını da etkileyen bir başlık haline geldiği görüldü.
Eren, Avrupa Komisyonu verilerine atıfla 2025 yılında Türkiye’den Schengen ülkelerine 1 milyon 268 bin 376 başvuru yapıldığını aktardı. Önergede, Türkiye’nin Çin’in ardından dünyada en fazla Schengen vizesi başvurusu yapan ikinci ülke olduğu, aynı dönemde yaklaşık 183 bin 196 başvurunun olumsuz sonuçlandığı ve ret oranının yüzde 14,6 olarak gerçekleştiği kaydedildi.
Randevu ve Aracı Şirketler
Önergede, vize başvuru süreçlerinde yaşanan sorunların ret oranlarıyla sınırlı olmadığı ifade edildi. Randevu sistemlerindeki yetersizlik, ek hizmet ücretleri ve aracı şirketlerin uygulamalarına ilişkin şikâyetlerin kamuoyunda geniş yer bulduğu belirtildi. Bazı vize randevularının üçüncü kişiler tarafından yüksek bedeller karşılığında satıldığı yönündeki iddiaların yurttaşlar arasında mağduriyet yarattığı savunuldu.
Eren’in önergesinde, uluslararası araştırma ağı Lighthouse Reports koordinasyonunda hazırlanan ve gazeteci Canan Coşkun tarafından kamuoyuna aktarılan “Vize İmparatorluğu” başlıklı araştırma dizisine de yer verildi. Metinde, araştırma dizisinde vize hizmetleri alanında faaliyet gösteren bazı şirketlerin yapıları, kamu kurumlarıyla ilişkileri, rekabet koşulları, randevu sistemleri, ek hizmet ücretleri ve veri güvenliğine ilişkin çeşitli iddiaların ele alındığı belirtildi.
Önergede ayrıca, araştırma dizisinin çeşitli bölümlerine 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesi uyarınca erişim engeli getirilmesinin basın özgürlüğü, şeffaflık ve kamuoyunun bilgi edinme hakkı bakımından tartışmalara neden olduğu ifade edildi. Bu bölümde, iddiaların açıklığa kavuşturulması için Bakanlık tarafından herhangi bir idari inceleme, denetim veya değerlendirme başlatılıp başlatılmadığı soruldu.
Vakıf, E-Vize ve Denetim Soruları
Önergenin ayrı bir başlığı, Dışişleri Teşkilatını Güçlendirme Vakfı oldu. Metinde, 2024 yılında yapılan düzenlemelerle vakfa şirket kurma ve şirketlere iştirak etme imkânı tanındığı, sonrasında vakfın e-vize alanında faaliyet göstermek üzere şirket kurduğu yönündeki haberlerin kamuoyuna yansıdığı aktarıldı.
Eren, Dışişleri Teşkilatını Güçlendirme Vakfı’nın doğrudan veya dolaylı ortak olduğu, iştirak ettiği ya da yöneticileri aracılığıyla temsil edildiği vize hizmeti veren şirketler bulunup bulunmadığını sordu. Bulunması halinde bu şirketlerin ortaklık yapıları, faaliyet alanları ve mali büyüklüklerinin açıklanmasını istedi.
Önergede, son on yıl içinde Dışişleri Bakanlığı veya bağlı kuruluşları tarafından vize hizmetleri alanında faaliyet gösteren şirketlerle yapılan sözleşmelerin hangi usulle kurulduğu da soruldu. Eren, şirket seçiminde hangi kriterlerin esas alındığını, yürürlükteki sözleşmelerin kapsamını ve sürelerini Bakanlığın yanıtlamasını talep etti.
Vize başvurularında alınan biyometrik veriler ve kişisel veriler de önergenin temel soruları arasında yer aldı. Eren, bu verilerin işlenmesi, saklanması ve paylaşılmasına ilişkin denetim mekanizmalarının neler olduğunu sordu. Son beş yılda bu konuda tespit edilen herhangi bir veri ihlali veya usulsüzlük bulunup bulunmadığının açıklanmasını istedi.
Metinde, vize başvuru hizmetlerinde faaliyet gösteren şirketler hakkında son on yılda Bakanlığa ulaşan şikâyet sayısı da soruldu. Eren, bu şikâyetlerin kaçında idari inceleme veya denetim yapıldığını; ücretlendirme politikaları ve hizmet standartlarının hangi mekanizmalarla denetlendiğini gündeme aldı.
Önergede Rekabet Kurumu başlığı da yer aldı. Bazı vize hizmet şirketlerinin pazardaki konumlarına ilişkin değerlendirmelerde rekabetçi baskıya yönelik tespitlerin basına yansıdığı belirtilerek, Rekabet Kurumu tarafından Dışişleri Bakanlığına iletilmiş herhangi bir tespit, uyarı veya değerlendirme bulunup bulunmadığı soruldu.
Eren’in son sorusu, randevu sistemleri ve dijital altyapılara odaklandı. Vize başvuru süreçlerinde kullanılan randevu sistemlerinin hangi şirketler tarafından işletildiği, bu sistemlerin işletilmesine ilişkin sözleşme bedellerinin ne kadar olduğu ve Bakanlığın bu sistemler üzerindeki denetim yetkisini nasıl kullandığı soruldu.
TBMM kayıtlarında önergenin muhatabı Dışişleri Bakanı Hakan Fidan olarak yer alıyor. Önergeyi cevaplayan bölümü henüz boş görünüyor; son durum ise “15 günlük cevaplanma süresi devam ediyor” şeklinde kayda geçti.
Günlük turizm gazetesi


