İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, TBMM Genel Kurulunda turizmde dolulukların zayıf kaldığını ve işletmelerin ağır maliyet baskısıyla karşı karşıya olduğunu söyledi. Türkkan, 2 Temmuz 2026 tarihli 109’uncu Birleşimde yaptığı gündem dışı konuşmada sezonun özellikle Ege ve Akdeniz kıyılarında beklenen canlılığa ulaşmadığını savundu.
Türkkan, Türkiye’nin deniz, güneş, tarih, kültür, doğal güzellikler ve misafirperverlik bakımından milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayabilecek potansiyele sahip olduğunu anlattı. Buna karşın sezon başlangıcındaki görünümün bu kapasiteyle örtüşmediğini ileri sürdü. Konuşmanın merkezine yalnızca toplam turizm gelirini değil; otel doluluklarını, işletme kârlılığını, uluslararası rekabet gücünü ve turizmin sürdürülebilirliğini yerleştirdi.
Milletvekilinin aktardığı tablo, konaklama tesislerinin ötesinde geniş bir ekonomik zinciri kapsadı. Türkkan; turizmin çiftçinin ürünü, balıkçının kazancı, taksicinin işi, turist rehberinin emeği, restoranın müşterisi, taşımacının faaliyeti ve yerel esnafın geliri anlamına geldiğini söyledi. Boş kalan her otel odasının mutfak, tedarik, satış, istihdam ve yerel ekonomi üzerinde karşılığı bulunduğunu savundu.
Tutanakta bu görüşleri destekleyen bölgesel doluluk oranları, rezervasyon adetleri, geceleme verileri veya işletmelerin gelir kaybına ilişkin sayısal bir çalışma yer almadı. Konuşma, sektörün mevcut durumuna ilişkin milletvekilinin değerlendirmelerini ve sektör temsilcilerine dayandırdığı gözlemleri içeriyor.
Sezon Başlangıcı ve İç Talep
Türkkan, haziran dönemine rağmen Ege ve Akdeniz kıyılarındaki birçok otelin düşük doluluklarla sezona girdiğini, sahillerde önceki yıllara kıyasla belirgin bir durgunluk yaşandığını söyledi. Sektör temsilcilerinin rezervasyonların büyük ölçüde son dakikaya kaldığını ve birçok işletmenin gelir kaybı riski taşıdığını aktardı.
Bu tablonun nedenlerinden biri olarak okul takvimini gösteren Türkkan, okulların kapanış tarihinin yaz ortasına doğru kaymasının çocuklu ailelerin tatil planlarını zorlaştırdığını savundu. Ailelerin çocukları okula devam ederken tatile çıkamadığını, bunun da iç turizmi yavaşlattığını söyledi. Millî Eğitim Bakanı ile Kültür ve Turizm Bakanının kapanış tarihleri ve sezon planlaması üzerinde birlikte çalışması gerektiğini dile getirdi.
Konuşmada okul takviminin rezervasyonlara etkisini ölçen bir araştırma veya resmî veri sunulmadı. Buna rağmen Türkkan, sezon takvimi ile ailelerin seyahat kararları arasındaki ilişkinin kamu yönetimi tarafından ele alınmasını istedi. İç turizmdeki hareketliliğin yalnızca fiyatlara değil, eğitim takvimi ve hane halklarının zaman planlamasına da bağlı olduğunu savundu.
Türkkan, yüksek tatil maliyetlerinin Türkiye’de yaşayan vatandaşların kendi ülkelerinde tatil yapmasını güçleştirdiğini de söyledi. Tatilin milyonlarca kişi için lüks hâline gelmesini hem turizm sektörünün hem de ekonomi yönetiminin göstergelerinden biri olarak tanımladı. İç pazarın zayıflamasının yalnızca otel rezervasyonlarını değil, kıyı bölgelerindeki restoranları, ulaşım işletmelerini, rehberleri ve küçük esnafı da etkilediğini ileri sürdü.
Maliyet ve Rekabet Baskısı
Konuşmada en geniş yer ayrılan başlıklardan biri işletme maliyetleri oldu. Türkkan; yüksek enflasyon, enerji ve gıda fiyatları, personel giderleri, finansmana erişimdeki güçlükler ve turizm üzerindeki vergi yükünün işletmeleri fiyat artırmaya zorladığını söyledi. Son üç yılda sektöre ilave vergiler yüklendiğini savunarak maliyet baskısının azaltılmasını istedi.
Türkkan’a göre fiyat artışları, Türkiye’nin uzun yıllar boyunca sahip olduğu uygun fiyatla kaliteli hizmet sunan destinasyon avantajını aşındırıyor. Döviz bazında yükselen fiyatların Türkiye’yi bazı pazarlarda rakiplerinden daha pahalı hâle getirdiğini ileri sürdü. Sahillerdeki durgunluk ile vatandaşların Yunan adalarına yöneldiğine ilişkin basın başlıkları arasında da maliyet ve fiyatlama bağlantısı kurdu.
Milletvekili, Akdeniz havzasındaki rekabetin yalnızca deniz, güneş ve otel altyapısı üzerinden yürümeyeceğini belirtti. Fiyat, hizmet kalitesi, ulaşım giderleri, güven algısı ve tanıtım stratejilerinin birlikte belirleyici olduğunu söyledi. Türkiye’nin rekabet gücünün korunması için işletmelerin mali yapısı kadar ziyaretçinin ülkeye erişim ve güven algısının da hesaba katılması gerektiğini savundu.
Bölgedeki savaşlar ve jeopolitik belirsizlikler de konuşmada yer aldı. Türkkan, Türkiye’ye ilişkin güvenlik endişelerinin yabancı ziyaretçilerin ülke tercihine zarar verebileceğini ileri sürdü. Turizmin barış, istikrar ve güven ortamından beslendiğini söyledi. Ancak bu bölümde pazar bazlı iptal oranı, rezervasyon kaybı veya turist davranışını gösteren bir veri paylaşılmadı.
Türkkan, turizmin yalnızca reklam filmleri, fuar katılımları veya sezonluk kampanyalarla desteklenemeyeceğini savundu. Türkiye’nin uzun vadeli, sürdürülebilir ve rekabet gücünü artıran kapsamlı bir turizm politikasına ihtiyaç duyduğunu söyledi. Turizm bölgelerindeki enerji ve vergi yükünün hafifletilmesini, işletmelerin finansmana erişiminin kolaylaştırılmasını ve nitelikli personelin sektörden kopmasının önlenmesini önerdi.
Ulaşım maliyetlerinin düşürülmesi, uluslararası tanıtım faaliyetlerinin güçlendirilmesi ve turizm bölgelerindeki altyapı eksiklerinin giderilmesi de konuşmadaki öneriler arasındaydı. Türkkan ayrıca, iç turizmi desteklemek amacıyla sosyal tatil modellerinin kurulmasını istedi. Bu modellerin içeriği, finansmanı veya hangi kesimleri kapsayacağına ilişkin ayrıntı vermedi.
“Turizm sektörü sezonun ortasına geldiğimiz bugünlerde alarm veriyor, bu sese kulak vermek zorundayız.”
Türkkan, konuşmasını Türkiye’nin turizm potansiyelinin yüksek olduğunu ancak maliyetler, plansızlık ve ekonomi politikaları nedeniyle yeterince kullanılamadığını savunarak tamamladı. Günü kurtaran açıklamalar yerine kalıcı çözümler ve rekabet gücünü artıracak adımlar istedi.
TBMM tutanağında hükümet adına verilmiş bir yanıt, açıklanmış bir destek paketi, kanun teklifi veya uygulama takvimi bulunmuyor. Metin, muhalefet milletvekilinin turizm sezonuna ilişkin gözlemlerini, maliyet ve rekabet eleştirilerini ve kamuya yönelik çözüm önerilerini resmî parlamento kaydına geçiriyor.
Günlük turizm gazetesi


