European Travel Commission’ın Long-Haul Travel Barometer 2/2026 raporu, Mayıs-Ağustos 2026 döneminde uzun mesafeli seyahat eğiliminin yumuşadığını gösterdi. Yedi kaynak pazarda uzun mesafeli seyahat niyeti geçen yaz yüzde 57 iken bu yaz yüzde 52’ye indi; Avrupa’ya yönelik seyahat niyeti ise aynı dönemde yüzde 39’dan yüzde 36’ya geriledi.

Rapor, Avrupa’nın cazibesinde keskin bir bozulmadan çok, uzun mesafeli seyahate dönük genel temkinli havaya işaret ediyor. Maliyet baskısı, jeopolitik belirsizlik ve daha kısa, esnek seyahatlere yönelme davranışı öne çıkarken Avrupa, rakip bölgelere göre güvenlik algısı ve çok ülkeli seyahat imkânıyla güçlü kalmayı sürdürüyor.

Çalışma, Avustralya, Brezilya, Kanada, Çin, Japonya, Güney Kore ve ABD’de 7-19 Nisan 2026 tarihleri arasında yapılan 7.117 çevrim içi görüşmeye dayanıyor. Raporda 2.612 kişi Avrupa’ya uzun mesafeli seyahat etme olasılığı bulunan grup olarak analiz edildi. ETC, çalışmanın talep hacmini ölçmekten çok seyahat tutumları ve niyetleri okumayı amaçladığını belirtiyor.

Çin ve Brezilya önde

Avrupa’ya seyahat niyetinde Çin yüzde 63 ile ilk sırada yer aldı. Brezilya yüzde 47 ile ikinci sırada bulunurken Kanada yüzde 40, Avustralya yüzde 33, ABD yüzde 28, Güney Kore yüzde 28 ve Japonya yüzde 14 seviyesinde ölçüldü. Çin ve Brezilya, yedi pazar ortalaması olan yüzde 36’nın belirgin biçimde üzerinde kaldı.

Buna karşılık ABD ve Güney Kore’de Avrupa’ya seyahat niyeti üçüncü yaz üst üste geriledi. Avustralya’da da yıllık bazda belirgin düşüş görüldü. Kanada’da eğilim yüzde 40 ile sabit kalırken Japonya’da Avrupa ilgisi düşük düzeyde olsa da geçen yaza göre hafif artış kaydetti.

Seyahat niyetinin rezervasyona dönüşme hızında pazarlar arasında büyük fark var. Çin’de Avrupa’ya gitmeyi düşünenlerin yaklaşık yüzde 60’ı uçak biletini almış durumda. Güney Kore’de bu oran yüzde 50, Brezilya’da yüzde 48 olarak ölçüldü. Kanada ise niyet ile rezervasyon arasındaki en büyük boşluğu gösteriyor; Avrupa’ya gitmeyi düşünen Kanadalıların yalnızca üçte biri biletini almış görünüyor.

Maliyet güvenliğin önünde

Avrupa’yı düşünmeyen uzun mesafeli gezginlerde en güçlü engel yüksek seyahat maliyetleri oldu. Rapora göre Avrupa’ya gitmeyi planlamayanların yüzde 39’u karşılayamayacağı seyahat maliyetlerini gerekçe gösteriyor. Bu oran geçen yıla göre 9 puan azalsa da maliyet hâlâ diğer engellerin önünde.

Avrupa dışındaki başka destinasyonları ziyaret etme planı yüzde 16, sınırlı tatil süresi ise yüzde 11 ile diğer temel gerekçeler arasında yer aldı. Jeopolitik faktörlerin toplam payı yüzde 15 olarak ölçüldü; bunun yüzde 8’i Orta Doğu’daki gerilimlere, yüzde 7’si Ukrayna’daki savaşa bağlandı.

Japonya, Güney Kore ve Avustralya gibi Avrupa uçuş rotaları daha fazla etkilenen pazarlarda, daha yüksek uçak bileti veya daha uzun yolculuk süresi kaygıları sınırlı kaldı. Japonların yaklaşık yüzde 14’ü, Avustralyalıların yüzde 12’si artan maliyetleri ya da uzayan uçuş sürelerini engel olarak gösterdi. Rapora göre bu pazarlarda bile satın alınabilirlik, çatışma kaynaklı aksamalardan daha güçlü bir bariyer olarak duruyor.

Güvenlik algısı ise Avrupa’nın avantajlı olduğu başlıklardan biri. Rapor, Avrupa’nın siyasi istikrar, kişisel güvenlik, çatışma ve terörizm, turist-yerel gerilimi ve doğal afetler dahil ölçülen beş güvenlik boyutunun tamamında en güvenli bölge olarak algılandığını ortaya koydu. Avrupa, kişisel güvenlik ve siyasi iklimde 5 üzerinden 3,9; doğal tehlikelerde 3,8; turist-yerel gerilimlerinde 3,7; çatışma ve terörizm başlığında 3,5 puan aldı.

Avrupa’ya gideceklerin seyahat kurgusunda kısa kalış ve bütçe hassasiyeti daha görünür hale geldi. Tatil amaçlı seyahat edenlerin payı yüzde 71 olurken, iş seyahati yüzde 11, arkadaş ve akraba ziyareti yüzde 9 olarak ölçüldü. Bir haftadan kısa kalmayı planlayanların oranı geçen yaz yüzde 16 iken bu yaz yüzde 22’ye çıktı. Günlük kişi başı 100-200 euro harcama bekleyenlerin payı düşerken, 50-100 euro aralığını planlayanların payı arttı.

Avrupa’nın çok ülkeli seyahat karakteri de raporda öne çıkan başlıklardan biri oldu. Avrupa’ya gitmeyi düşünenlerin yüzde 74’ü birden fazla ülke ziyaret etmeyi planlıyor; belirtilen ortalama ülke sayısı 3,6. Ülkeler arası ulaşımda düşük maliyetli hava yolu yüzde 47 ile ilk sırada kalırken, tren pasları yüzde 42, tek yön veya gidiş-dönüş tren biletleri yüzde 40 ile yıllık bazda artış gösterdi.

Destinasyon seçiminde güvenlik yüzde 44 ile ilk sırada yer aldı. Onu yüzde 39 ile dünyaca bilinen cazibe merkezleri, yüzde 38 ile kaliteli turizm altyapısı takip etti. İyi tren bağlantıları yüzde 23’e çıkarak geçen yaza göre 3 puan arttı. Avrupa’da denenmek istenen aktivite türlerinde kültür ve tarih yüzde 43 ile ilk sırada; gastronomi keşifleri ve şehir hayatı yüzde 32’şer payla ikinci grupta yer aldı. Harcama önceliklerinde yiyecek-içecek yüzde 67, turistik aktiviteler yüzde 49, ulaşım yüzde 42 olarak ölçüldü; alışveriş ve konaklama harcama niyetinde düşüş, wellness tarafında ise 2 puanlık artış görüldü.

BelgeETC_Long-Haul_Travel_Barometer-2_2026