İstanbul Milletvekili Özgül Saki, Heybeliada Sanatoryumu ve Çam Limanı’nın bulunduğu alanın Diyanet İşleri Başkanlığına yeniden tahsis edilip edilmediğini Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a sordu. 7/44697 esas numaralı yazılı soru önergesi, 14 Mayıs 2026’da TBMM Başkanlığına geldi; son durum kaydında 15 günlük cevaplanma süresinin devam ettiği belirtildi.
Önerge, Heybeliada’daki tarihi sağlık yapısının geleceğini sit alanı, kültür varlığı statüsü, yargı kararı ve yeni tahsis iddiaları üzerinden Bakanlık yanıtına açıyor. Kaynak metinde Bakanlık açıklaması, kesinleşmiş yeni tahsis belgesi veya kurul kararının tam metni yer almıyor; iddiaların doğruluğu ve sürecin hukuki dayanağı soruluyor.
Sanatoryumun geçmişi ve tahsis süreci
Saki’nin önergesinde, Heybeliada Sanatoryumu’nun Türkiye’nin ilk salgın hastalık ve pandemi hastanesi olarak 1924 yılında kurulduğu belirtildi. Ana bina ve eklerinin 81 yıl boyunca hemşire okulu, rehabilitasyon merkezi, cerrahi, KBB, diş servisleri, bakteriyoloji-biyokimya, röntgen, patoloji-sitoloji, solunum ve göğüs cerrahisi gibi birçok sağlık alanında hizmet verdiği aktarıldı.
Önergede, sanatoryumun birçok hekim ve tıp insanının yetiştiği bir mekân olduğu da ifade edildi. Yapının 2005 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından kapatıldığı, ardından binaların atıl duruma geldiği ve çürümeye bırakıldığı savunuldu.
Metinde, sanatoryumun ve Çam Limanı’nın içinde bulunduğu 200 dönümlük sit alanının bir bölümünün 2018 yılında “İslam Eğitim Merkezi” kurulması amacıyla Diyanet İşleri Başkanlığına tahsis edildiği belirtildi. Bu tahsise karşı İstanbul Tabip Odası, TMMOB Şehir Plancıları Odası, TMMOB Mimarlar Odası, İstanbul Barosu ve Türk Toraks Derneği tarafından açılan ortak dava sonucunda idare mahkemesinin 2022 yılında tahsis işlemini iptal ettiği aktarıldı.
Kurul kararı ve kamu yararı soruları
Saki, tahsisin iptaline rağmen sürecin yeniden başlatıldığı ve Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 6 Mayıs tarihli toplantısında tahsis işlemine olumlu görüş verdiği yönündeki bilgilerin kamuoyuna yansıdığını belirtti. Önergede, Adalar Belediyesi temsilcisinin karşı oyuna rağmen kurulun oy çokluğuyla olumlu karar aldığı iddiası da yer aldı.
Milletvekili Saki, Heybeliada Sanatoryumu’nun bulunduğu alanın birinci derece doğal sit alanı ve korunması gereken ikinci derece kültür varlığı niteliğinde olduğunu belirterek, bu statüdeki alan için kurul kararında hangi kamu yararı kriterlerinin esas alındığını sordu.
Önergede, alanın “İslam Eğitim Merkezi” kurulmak üzere Diyanet İşleri Başkanlığına yeniden tahsis edilip edilmediği ve bu devirle sit alanının imara açılmak istenip istenmediği de Bakanlığa yöneltilen sorular arasında yer aldı. Saki, tahsis sürecinde meslek odaları, sağlık örgütleri, yerel yönetimler ve ada sakinlerinin görüşlerinin alınıp alınmadığını da sordu.
İdare Mahkemesi’nin 2022 yılında aldığı iptal kararına rağmen aynı yönde yeni bir işlem kurulmasının hukuki dayanağı, önergenin bir diğer başlığı oldu. Sanatoryumun yeniden sağlık amaçlı kullanımı için herhangi bir değerlendirme yapılıp yapılmadığı ve yapıldıysa sonuçlarının ne olduğu da Bakanlık yanıtı bekleyen sorular arasında yer aldı.
Önergenin son bölümünde, Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu toplantısında olumlu görüş veren üyelerin gerekçeli kararlarının kamuoyuyla paylaşılıp paylaşılmayacağı soruldu. Kaynak metinde kurul kararının gerekçesi, yeni tahsis işleminin resmi ayrıntısı veya alanın gelecekteki kullanım planı bulunmadığı için dosyanın ayrıntıları Bakanlığın vereceği yanıta bağlı kalıyor.
Günlük turizm gazetesi


