Tunceli Milletvekili Ayten Kordu’nun Madımak Oteli’nin “Madımak Utanç Müzesi”ne dönüştürülmesini öngören kanun teklifi TBMM komisyonlarına sevk edildi. 2/3770 esas numaralı teklif, Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonuna esas; Adalet Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonuna tali olarak gönderildi.

1 Temmuz 2026’da TBMM Başkanlığına sunulan ve 13 Temmuz’da komisyonlara havale edilen teklif henüz yasalaşmış bir düzenleme niteliği taşımıyor. Metin; Madımak’ın kullanım biçiminin değiştirilmesinin yanı sıra Sivas il merkezinde bir hafıza anıtı yapılmasını, olayları araştıracak bağımsız bir komisyon kurulmasını, kamu arşivlerinin bu komisyonun erişimine açılmasını ve bazı dosyaların yeniden değerlendirilmesini içeriyor.

Teklifin ilk imza sahibi, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Tunceli Milletvekili Ayten Kordu. Düzenlemenin gerekçesinde 2 Temmuz 1993’te Pir Sultan Abdal Kültür Etkinlikleri sırasında Madımak Oteli’nde meydana gelen olayların toplumsal hafıza, adalet ve yüzleşme başlıkları üzerinden yeniden ele alınması gerektiği savunuluyor.

Teklifin adı ve maddeleri, birbirine bağlı üç alan kuruyor: kamusal hafıza mekânı oluşturulması, olaylara ilişkin bilgi ve belgelerin araştırılması ve hukuki dosyaların yeniden değerlendirilmesi. Kültür ve Turizm Bakanlığını doğrudan ilgilendiren bölüm ise Madımak’ın müzeye dönüştürülmesi ve anıt yapılması önerisinde toplanıyor.

Madımak İçin Müze ve Anıt Önerisi

Teklifin ikinci maddesine göre halen Bilim ve Kültür Merkezi olarak kullanılan Madımak Oteli, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından “Madımak Utanç Müzesi” adıyla yeniden yapılandırılacak. Bu hüküm kabul edilirse yapının mevcut işlevi değişecek ve bina Bakanlık sorumluluğunda kamusal bir hafıza mekânı olarak düzenlenecek.

Aynı maddede Sivas il merkezinde “Sivas Katliamı ile Yüzleşme ve Hafıza Anıtı” yapılması da yer alıyor. Teklif, anıtta olaylarda hayatını kaybeden 33 kişinin isimlerinin bulunmasını, alanın kamusal hafıza mekânı olarak korunmasını ve ticari amaçlarla kullanılmamasını öngörüyor.

Ticari kullanım yasağı, önerilen anıt alanının gelir getirici bir işletme yerine anma ve hafıza işleviyle korunmasını amaçlıyor. Ancak teklif, anıtın nerede yapılacağını, tasarımının nasıl belirleneceğini, alanın hangi kurum tarafından yönetileceğini veya bakım giderlerinin nasıl karşılanacağını açıklamıyor.

Teklifin müze ve anıt hükümleri, Kültür ve Turizm Bakanlığına doğrudan görev yüklüyor. Buna karşılık metinde müzenin tasarımına, yapım takvimine, bütçesine, koleksiyon politikasına, sergilenecek belgelere, ziyaret esaslarına veya işletme modeline ilişkin ayrıntı bulunmuyor. Düzenlemenin kabul edilmesi halinde bu başlıklar için ayrıca uygulama adımları gerekecek.

Genel gerekçede Madımak Oteli’nin yalnızca bir bina olarak değil, toplumsal hafıza ve demokratik yüzleşme mekânı olarak ele alınması gerektiği ifade ediliyor. Müze önerisi; olaylara ilişkin bilgi, belge ve tanıklıkların erişilebilir hale getirilmesi ve hayatını kaybedenlerin anısının kamusal alanda korunması amacıyla açıklanıyor.

Teklif, müzenin içeriğinde hangi dönemlerin, belgelerin veya tanıklıkların yer alacağını sıralamıyor. Bu nedenle öneri, yapının adı ve temel kamusal işlevini tanımlıyor; müzecilik yaklaşımı, sergileme dili ve ziyaretçi deneyimi gibi ayrıntıları açık bırakıyor.

Komisyon, Arşiv ve Dosyalar

Teklifin üçüncü maddesi, olayları bütün yönleriyle araştırmak üzere bağımsız bir “Hakikat, Adalet ve Yüzleşme Komisyonu” kurulmasını öngörüyor. Komisyonun hukukçular, insan hakları savunucuları, tarihçiler, sosyologlar ile mağdur ve tanık temsilcilerinden oluşması; hazırlayacağı raporların kamuoyuna açık biçimde yayımlanması isteniyor.

Komisyonun üye sayısı, üyelerin kim tarafından ve hangi yöntemle seçileceği, görev süresi, çalışma usulü ve karar alma biçimi teklif metninde ayrıntılandırılmıyor. Metin, komisyonun bağımsız niteliğini ve temsil edilecek meslek ile kesimleri tanımlamakla yetiniyor.

Dördüncü madde, kamu kurum ve kuruluşlarının olaylara ilişkin arşivlerinin komisyonun erişimine açılmasını düzenliyor. Teklif metninde devlet sırrı ve gizlilik gerekçelerinin bu dosyalar bakımından ileri sürülemeyeceği, elde edilen belgelerin ise kişisel verilerin korunması ilkesi gözetilerek kamuoyuyla paylaşılacağı belirtiliyor.

Bu hüküm, arşiv erişimiyle kamuya açıklama aşamasını birbirinden ayırıyor. Komisyonun belgelere erişmesi öngörülürken, belgelerin kamuoyuyla paylaşılmasında kişisel verilerin korunması şartı getiriliyor. Hangi belgelerin ne şekilde yayımlanacağına ilişkin teknik yöntem ise maddede yer almıyor.

Beşinci maddede Sivas olaylarının “insanlığa karşı suç” kapsamında değerlendirilmesi, etkin soruşturma yürütülmediği belirtilen dosyaların yeniden açılması ve zamanaşımı hükümlerinin uygulanmaması öneriliyor. Bunlar teklif sahibinin yasalaşmasını istediği hükümlerdir; mevcut hukuki durumun değiştiği anlamına gelmiyor.

Teklif gerekçesinde, aradan geçen 33 yıla rağmen olayların bütün yönleriyle aydınlatılamadığı, bazı sanıkların adalet önüne çıkarılamadığı ve zamanaşımı kararlarının toplumdaki adalet duygusunu zedelediği görüşü yer alıyor. Metin, geçmişle yüzleşme ve cezasızlığın önlenmesi hedeflerini düzenlemenin temel dayanakları arasında gösteriyor.

Yedi maddeden oluşan teklifin birinci maddesi amacı, ikinci maddesi müze ve anıt düzenlemesini, üçüncü maddesi araştırma komisyonunu, dördüncü maddesi arşivlerin açılmasını, beşinci maddesi yargılamaların yeniden değerlendirilmesini kapsıyor. Altıncı madde kanunun yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmesini, yedinci madde ise hükümlerinin Cumhurbaşkanı tarafından yürütülmesini öngörüyor.

Teklifin bundan sonraki seyri komisyon çalışmalarına bağlı olacak. Esas komisyon metni görüşerek rapora bağlayabilir; tali komisyonlar da görev alanlarına giren maddeler hakkında görüş bildirebilir. Kaynakta komisyon görüşme tarihi, rapor takvimi veya teklifin Genel Kurul gündemine ne zaman gelebileceğine ilişkin bilgi bulunmuyor.