Türkiye ile Suudi Arabistan arasında diplomatik ve hususi pasaport hamillerinin vize yükümlülüğünden karşılıklı muaf tutulmasına ilişkin anlaşmanın onaylanmasına karar verildi. 13 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 11413 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, 6 Mayıs 2026’da Ankara’da imzalanan anlaşmanın onayını içeriyor.

Karar, yalnızca iki ülkenin geçerli diplomatik veya hususi pasaport hamili vatandaşları için geçerli. Anlaşmaya göre bu kişiler, her 180 günlük süre içinde 90 günü aşmayan kalışlar için diğer tarafın ülkesine vizesiz girebilecek, ülkeden transit geçebilecek, ülkeden çıkabilecek ve geçici olarak kalabilecek.

Muafiyetin sınırı 90 gün

Anlaşma metninde “geçerli pasaport”, giriş sırasında en az altı ay geçerliliği bulunan pasaport olarak tanımlanıyor. Bu nedenle muafiyet, pasaportun türü kadar geçerlilik süresi şartına da bağlı.

Düzenleme, kısa süreli geçici kalışları kapsıyor. Anlaşmanın 3. maddesine göre 90 günü aşan sürekli ikamet veya çoklu ikametler için vize başvurusu yapılması gerekiyor. Aynı madde, vizesiz giriş yapan kişilerin kaldıkları süre boyunca ev sahibi ülkenin kanun ve yönetmeliklerine uygun olmadıkça herhangi bir işle uğraşamayacağını da hükme bağlıyor.

Çalışma, öğrenim, araştırma, eğitim ve aile birleşimi gibi ziyaret amaçları ise anlaşma kapsamındaki kısa süreli muafiyetten ayrı tutuluyor. Bu tür meşruhatlı vizeler, tarafların kendi ulusal mevzuatına tabi olacak.

Turizm ve seyahat planlaması açısından kararın en dikkat çekici bölümü, kısa süreli hareketliliğin diplomatik ve hususi pasaport sahipleri için kolaylaştırılması. Ancak anlaşma, umuma mahsus pasaport hamilleri için bir muafiyet getirmiyor; metin açık biçimde diplomatik ve hususi pasaport türleriyle sınırlı.

Hac ve Umre istisnası

Anlaşmada Hac ve Umre seyahatleri için ayrıca bir istisna yer alıyor. 5. maddeye göre Suudi Arabistan Krallığı’na Hac veya Umre amacıyla giden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, bu muafiyetten yararlanamayacak ve bu amaçlar için özel olarak verilen vizeyi alacak.

Metinde sınır geçişlerine ilişkin hükümler de düzenlendi. Diplomatik veya hususi pasaport hamili vatandaşların, uluslararası yolcu trafiği için belirlenmiş sınır kapılarını kullanarak diğer tarafın ülkesine girebileceği, ülkeden çıkabileceği ve transit geçebileceği belirtildi. Ayrıca taraf vatandaşlarının kaldıkları süre boyunca diğer tarafın yürürlükteki ulusal yasalarına riayet etmesi gerektiği ifade edildi.

Anlaşma, istisnai durumlarda uygulamanın askıya alınmasına da imkân tanıyor. Doğal afetler, ulusal güvenlik, kamu düzeni veya kamu sağlığı gibi nedenlerle taraflardan biri anlaşmanın uygulanmasını tamamen ya da kısmen askıya alabilecek. Böyle bir askıya alma, diğer tarafa diplomatik kanallardan yapılacak yazılı bildirim üzerine derhal yürürlüğe girecek.

Yürürlük maddesine göre taraflar, anlaşmanın yürürlüğe girmesi için gerekli iç yasal usullerin tamamlandığını birbirlerine diplomatik kanallar aracılığıyla yazılı olarak bildirecek. Anlaşma, son bildirimin alındığı tarihten 30 gün sonra yürürlüğe girecek. Metin beş yıllık süreyle yürürlükte kalacak; taraflardan biri sona erdirme veya yenilememe niyetini sürenin dolmasından en az altı ay önce yazılı olarak bildirmezse, anlaşma beşer yıllık süreler için kendiliğinden yenilenecek.