Trabzon Büyükşehir Belediyesi, kentin 2027 UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı gastronomi kategorisi için başvuru dosyası hazırlıyor. Belediye, süreci yalnızca bir kent tanıtımı olarak değil; turizm, yerel üretim ve mutfak mirasını aynı programda buluşturacak bir çalışma olarak tanımlıyor.

Hazırlıkların ayrıntıları, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in ev sahipliğindeki basın toplantısında açıklandı. Belediyenin verdiği bilgiye göre henüz UNESCO’ya tamamlanmış bir başvuru sunulmadı. İlk aşamada kentin gastronomi birikimini belgeleyen dosya oluşturulacak; yeni başvuru çağrısının ardından niyet mektubu ve dosya UNESCO Türkiye Millî Komisyonu’na iletilecek.

Belediyenin açıkladığı takvim, UNESCO çağrısının 31 Ekim 2026’da açılacağı beklentisine dayanıyor. Dosyanın 2027’nin ilk çeyreğinde UNESCO’ya ulaşması, sonuçların ise 31 Ekim 2027’de duyurulması öngörülüyor. Bu tarihler belediyenin süreç planını gösteriyor; UNESCO’nun 2027 başvuru çağrısı henüz yayımlanmış değil. UNESCO’nun resmî sayfasında son çağrının 2025 dönemi için kapandığı ve Yaratıcı Şehirler Ağı başvurularının iki yılda bir açıldığı belirtiliyor.

UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı, kültür ve yaratıcı sektörleri yerel kalkınma planlarının parçası haline getiren şehirler arasında iş birliği kuruyor. Ağın güncel yapısında sekiz yaratıcı alanda 408 şehir bulunuyor. Gastronomi unvanı da tek başına bir turizm kalite belgesi veya ürün tescili anlamına gelmiyor; şehirden uzun vadeli program, yerel katılım ve ağ içindeki diğer kentlerle ortak üretim taahhüdü bekleniyor. Trabzon’un açıklanan projeleri bu nedenle başvuru dosyasının yanında, unvan alınması halinde sürdürülecek kent programının da ilk çerçevesini oluşturuyor.

Dört Somut Çalışma

Adaylık hazırlığında dört çalışma başlığı açıklandı. Trabzon mutfağının bilimsel envanteri çıkarılacak, tarif ve üretim bilgisini korumak amacıyla dijital gastronomi arşivi kurulacak. Trabzon Gastronomi Akademisi’nin oluşturulması ve her yıl uluslararası bir Trabzon Gastronomi Festivali düzenlenmesi de dosyanın ana unsurları arasında yer alacak.

Envanter çalışmasının, yalnızca bilinen yemek adlarını sıralamakla kalmayıp üretim biçimlerini ve yaşayan mutfak bilgisini kayıt altına alması planlanıyor. Dijital arşiv bu içeriğin korunması ve erişilebilir hale gelmesi için düşünülürken akademi, mutfak mirasının eğitim yoluyla aktarılacağı kurumsal yapı olarak tarif ediliyor. Yıllık festival ise yerel ürünlerin şefler, üreticiler, işletmeler ve ziyaretçilerle buluşacağı uluslararası vitrin olarak kurgulanıyor.

Belediye ayrıca UNESCO Gastronomi Şehirleriyle ortak projeler geliştirmeyi planlıyor. Açıklanan program; yerel ürünlerin kayda alınması, mutfak bilgisinin yeni kuşaklara aktarılması ve gastronominin dört mevsime yayılan turizm ürünü olarak ele alınması üzerine kuruluyor. Projelerin takvimi, bütçesi, yürütücü ortakları ve akademinin çalışma modeli ise basın toplantısında ayrıntılandırılmadı.

Başkan Ahmet Metin Genç, adaylığın yalnızca bir unvan arayışı olmadığını söyledi.

“Hedefimiz yalnızca UNESCO unvanını almak değil; gastronomiyi turizmden tarıma, yerel üretimden kültürel mirasa kadar uzanan sürdürülebilir kalkınma modelinin merkezine yerleştirmektir.”

Belediye, Trabzon’daki deniz, yayla, dağ ve orman kültürlerinin aynı mutfakta buluşmasını dosyanın temel anlatılarından biri olarak sunuyor. Hamsi, mısır temelli yemekler, fermente ürünler ve yayla süt ürünleri bu mutfak yapısının belirleyici parçaları arasında gösteriliyor. Kentin İpek Yolu’nun Karadeniz’e açılan kapılarından biri olması da farklı üretim ve sofra geleneklerini bir araya getiren tarihsel zemin olarak anlatılıyor.

Mehmet Akif Şen’in “Gelenekten Geleceğe Trabzon Mutfağı” adlı çalışması, tariflerin ve kültürel değerlerin kayıt altına alınmasında başvurulacak kaynaklardan biri olarak açıklandı. Adaylık dosyasında köklü yeme-içme işletmeleri, geleneksel pişirme teknikleri, köy pazarları ve üretici kültürünün de birlikte ele alınması planlanıyor. Böylece belediye, mutfak mirasını yalnızca ürün listesi üzerinden değil; ürünü yetiştiren, işleyen, pişiren ve ziyaretçiye sunan zincir üzerinden anlatmayı amaçlıyor.

Dokuz Tescilli Lezzet

Belediyenin açıklamasında dokuz coğrafi işaretli gastronomi ürünü sıralandı: Akçaabat Köftesi, Trabzon Kuymağı, Vakfıkebir Ekmeği, Vakfıkebir Külek Peyniri, Tonya Tereyağı, Hamsiköy Sütlacı, Sürmene Pidesi, Arsin Foşa Fındığı ve Yomra Elması. Yerel yönetim, bu ürünleri yalnızca tanıtım unsuru değil, üretici ve işletmelerle bağlantılı ekonomik değerler olarak adaylık dosyasına taşımayı amaçlıyor.

Belediyenin resmî açıklamasında kentte yaklaşık 1.282 yeme-içme işletmesi bulunduğu da belirtildi. Bu sayının hangi işletme gruplarını kapsadığına ve hangi tarihli kayda dayandığına ilişkin yöntem bilgisi paylaşılmadı. Başvuru hazırlığında üniversiteler, kamu kurumları, meslek odaları ve sektör temsilcileriyle çalışılacağı ifade edildi.

Adaylığın iletişim cümlesi “Trabzon Mutfağı Ömür Uzatır” olarak belirlendi. Belediye bu sloganı, Trabzon’da doğuşta beklenen yaşam süresinin 80,3 yıl olmasına dayandırıyor. Ancak güncel TÜİK Hayat Tabloları’nda 80,7 yılla Muğla ilk sırada bulunurken Trabzon, Tunceli ile birlikte 80,3 yıllık değere sahip. İstatistik, Trabzon’u yaşam beklentisi en yüksek iller arasına yerleştiriyor; mutfak kültürünün uzun yaşamın nedeni olduğunu gösteren bir araştırma sonucu sunmuyor. Bu nedenle “Karadeniz Uzun Ömür Kodu” da belediyenin adaylık anlatısı niteliğinde.

Yerel yönetim, UNESCO ağına katılmanın Trabzon’un uluslararası görünürlüğünü ve gastronomi amaçlı seyahatleri artırmasını bekliyor. Konaklama, yeme-içme, tarım, lojistik, perakende ve yerel üretime ilişkin bu etkiler şimdilik belediyenin hedefleri arasında. Toplantıda adaylığın ziyaretçi sayısına, turizm gelirine veya işletme cirolarına sağlayacağı katkıya ilişkin ölçülmüş bir tahmin açıklanmadı.