DEM Parti İstanbul Milletvekili Özgül Saki, turizm emekçilerinin çalışma koşullarının araştırılması için Türkiye Büyük Millet Meclisinde araştırma komisyonu kurulmasını istedi. Saki, 22 Temmuz 2026 tarihli Genel Kurul konuşmasında çalışma süreleri, ücretler, sosyal haklar, barınma ve iş güvenliği başlıklarını önergenin gerekçeleri arasında sıraladı.

Saki, turizm sektörünün ziyaretçi ve gelir rakamları üzerinden değerlendirildiğini, çalışanların koşullarının ise bu tablonun dışında bırakıldığını savundu. Konuşmasında 15 Temmuz 2026'da yayımlandığını belirttiği Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü verilerine atıf yaparak Türkiye'nin 60,6 milyon uluslararası ziyaretçi ve 56,3 milyar doları aşan turizm geliriyle dünyanın en çok ziyaret edilen dördüncü ülkesi olduğunu söyledi. TÜİK'in 2025 turizm gelirini 65 milyar 230 milyon dolar olarak açıkladığını da aktardı.

Milletvekili, sektörde en az 3 milyon kişinin çalıştığını, kayıt dışı istihdamın yaygın olduğunu ve birçok çalışanın haftalık 48 saat yerine 72 saate varan sürelerle çalıştığını ileri sürdü. Fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini, çalışanların büyük bölümünün asgari ücret veya altında gelir elde ettiğini ve emekli çalışanların düşük ücretli işlerde yer aldığını söyledi.

Saki, geçen yıl Genel Kurula sunulan ve 14 Temmuz'da Resmî Gazete'de yayımlandığını belirttiği düzenlemenin turizm çalışanlarının izin ve dinlenme haklarını sınırlandırdığını savundu. Düzenlemenin içeriğine ilişkin ayrıntılar kaynak metinde ayrıca yer almadı.

Çalışma ve sosyal haklar

Saki, DEV TURİZM-İŞ Sendikasının raporlarına dayanarak mevsimsel çalışma düzeninin işsizlik sigortasına erişimi zorlaştırdığını belirtti. Konuşmada, son üç yılda 600 gün prim ve yedi ay kesintisiz çalışma şartlarının turizm çalışanları açısından karşılanmasının güç olduğu ifade edildi.

Kadın ve göçmen çalışanların ayrımcılık, taciz ve çalışma izni sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını söyleyen Saki, özellikle göçmen kadınların işverenlere bağımlı koşullarda çalıştığını savundu. Barınma koşullarını da gündeme getiren milletvekili, beş yıldızlı otellerde çalışanların kaldığı personel lojmanlarının ve sunulan yemeklerin niteliğinin araştırılması gerektiğini söyledi.

Saki, İSİG verilerine atıfla 2025 yılında yiyecek ve içecek hizmetlerinde 39, konaklama sektöründe 34 işçinin yaşamını yitirdiğini aktardı. 2026'nın şubat, mart, nisan ve mayıs aylarında ise toplam 26 turizm çalışanının iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini söyledi. Elektrik çarpması, düşme, zehirlenme ve kesik gibi riskleri çalışma koşullarına ilişkin örnekler arasında sıraladı.

Konuşmada, MESEM kanalıyla çalıştırılan öğrenciler Süleyman Tuna Ergüler ile Eymen Enes Aygece'nin personel barınma alanlarında yaşamını yitirdiği hatırlatıldı. Saki, bu olayların çocukların ve genç çalışanların çalışma ve konaklama koşullarının da araştırılması gerektiğini gösterdiğini savundu.

Saki, turizm başta olmak üzere tüm sektörlerde çalışma koşullarının iyileştirilmesi, güvencesiz ve insan yaşamına aykırı ortamların ortadan kaldırılması, taciz, mobbing ve ayrımcılığın önlenmesi için araştırma komisyonu kurulmasını istedi. Kaynak metinde önergenin oylama sonucu veya Meclis tarafından kabul edilip edilmediğine ilişkin bilgi yer almadı.