Manisa Milletvekili Şenol Sunat, vize randevusu hizmeti sunan işletmelerin ve bu hizmetler etrafında oluştuğu ileri sürülen kayıt dışı yapının denetlenip denetlenmediğini Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a sordu. 7/44760 esas numaralı yazılı soru önergesi, 14 Mayıs 2026’da TBMM Başkanlığına geldi; son durum kaydında 15 günlük cevaplanma süresinin devam ettiği belirtildi.
Önerge, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının vize başvurularında yaşadığı randevu sıkışıklığını tüketici güvenliği, aldatıcı reklam, seyahat acentaları ve kayıt dışı hizmet pazarı başlıklarıyla Bakanlık yanıtına açıyor. Kaynak metinde Bakanlık açıklaması veya denetim sonucu bulunmuyor; aracı vize şirketleri ve çevresindeki hizmet ekosistemi için hangi incelemelerin yapıldığı soruluyor.
Başvuru artışı ve ret oranları
Sunat’ın önergesinde, Avrupa Komisyonu’nun resmi verilerine göre Türkiye’den yapılan Schengen vizesi başvurularının 2022’de 778 bin, 2023’te 1 milyon 55 bin, 2024’te ise 1 milyon 173 bin olduğu belirtildi. Türkiye’nin dünyada Schengen vizesine en çok başvuru yapan ikinci ülke konumunda olduğu ifade edildi.
Önergede, 2010’lu yıllarda yüzde 3-5 bandında seyrettiği belirtilen ret oranlarının günümüzde yüzde 14-16 seviyelerine çıktığı aktarıldı. Sadece 2024 yılında yaklaşık 170 bin vatandaşın başvurusunun olumsuz sonuçlandığı, reddedilen başvurular nedeniyle geri alınamayan vize ücretlerinin yaklaşık 13,6 milyon avroya ulaştığı belirtildi.
Sunat, maddi kaybın yanında öğrenciler, ihracatçılar ve tedaviye erişmek isteyen hastalar açısından da ciddi sonuçlar doğduğunu savundu. Önerge, vize randevusu krizini yalnızca bireysel seyahat sorunu olarak değil, eğitim, ticaret, sağlık ve turizm hareketliliğiyle bağlantılı bir başlık olarak ele alıyor.
Randevu hizmetleri ve denetim soruları
Milletvekili Sunat, İDATA, VFS Global, BLS International ve Kosmos Vize gibi vize başvuru süreçlerinde rol alan aracı yapılar etrafında işleyen sistemin adil erişim, şeffaflık ve tüketici güvenliği açısından soru işaretleri doğurduğunu belirtti. Randevu sistemlerindeki tıkanıklığın, randevuların karaborsaya düştüğü ve bazı yapıların randevuları toplayarak yüksek bedellerle sattığı iddialarını beraberinde getirdiğini ifade etti.
Önergede, “garantili vize”, “hazır randevu”, “VIP randevu”, “erken tarih” ve “kesin sonuç” gibi ifadelerle para karşılığı hizmet pazarlanmasının denetim kapasitesi açısından ciddi bir tablo ortaya koyduğu savunuldu. Sunat, Ticaret Bakanlığının bu tür ticari paylaşımları aldatıcı reklam veya haksız ticari uygulama kapsamında değerlendirip değerlendirmediğini sordu.
Reklam Kurulu veya ilgili birimlerce son üç yılda vize randevusu ya da vize danışmanlığı adı altındaki faaliyetlere yönelik kaç dosya incelendiği de Bakanlığa yöneltilen sorular arasında yer aldı. Sunat, kaç içerik hakkında durdurma, erişim engeli veya idari para cezası uygulandığının açıklanmasını istedi.
Acentalar ve kurumlar arası eşgüdüm
Sunat, yetkili aracı yapılardan randevu sistemlerinin işleyişi, botlara karşı alınan teknik önlemler, IP kısıtlama politikaları ve bekleme listesi algoritmalarına ilişkin teknik açıklama istenip istenmediğini sordu. Resmi sistemde randevuların saniyeler içinde tükenmesine rağmen aynı hizmetin gayri resmi yollarla yüksek bedellerle pazarlanmasının tüketicinin ekonomik çıkarlarını zedeleyen organize bir piyasa bozulması olarak görülüp görülmediğini de Bakanlığa yöneltti.
Önergede, yasal ve belgeli seyahat acentalarının sistem dışına itildiği, belirsiz yapıların alan kazandığı yönündeki sektörel şikâyetlerin Bakanlık kayıtlarına girip girmediği de soruldu. Sunat, yasal çalışan seyahat acentalarının mağduriyetini gidermek ve kayıt dışı faaliyetleri ayıklamak için TÜRSAB ve ilgili meslek kuruluşlarıyla toplantı, istişare veya ortak çalışma yürütülüp yürütülmediğinin açıklanmasını istedi.
Önergenin son bölümünde BTK, KVKK, Rekabet Kurumu, MASAK ve İçişleri Bakanlığı ile vize randevusu üzerinden oluştuğu belirtilen kayıt dışı ve haksız kazanç doğuran piyasa yapısının denetimi için eşgüdüm mekanizması kurulup kurulmadığı soruldu. Kaynak metinde Bakanlığın attığı somut adımlar veya yürütülen bir soruşturmanın ayrıntısı bulunmadığı için denetim sürecinin kapsamı Bakanlık yanıtına bağlı kalıyor.
Günlük turizm gazetesi


