Bir tabak Ankara tavanın arkasında saatler süren hazırlık, bir dönerin arkasında bir günlük dinlendirme var. Ankara Kültür Yolu Festivali’nin gastronomi programında başkentin yemekleri, onları hazırlayan işletmecilerin anlattığı ayrıntılarla tanıtıldı.
Kültür ve Turizm Bakanlığının düzenlediği festival kapsamında, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının (TGA) yürüttüğü Lezzet Noktası projesiyle 60 adres belirlendi. TGA tarafından paylaşılan basın bültenine göre seçki, köklü işletmelerle farklı konseptlerdeki restoranları aynı gastronomi rotasında buluşturuyor.
Programa ev sahipliği yapan şef Mehmet Yalçınkaya, seçkinin çeşitliliğini “Ankara’ya gelen herkes kendinden bir şeyler bulabilir” sözleriyle anlattı. Adreslerin deneyimli bir kurul tarafından belirlendiğini söyleyen Yalçınkaya, rotanın ziyaretçilerin nerede yemek yiyebileceklerine ilişkin bir rehber sunduğunu belirtti.
Ankara tavanın saatler süren hazırlığı
Boğaziçi Lokantası’nın üçüncü kuşak işletmecisi Sefa Boyacıoğlu’nun şehre ilk kez gelenlere önerisi Ankara tava. Boyacıoğlu, lokantalarında pirinç pilavı ve kuzu etiyle hazırlanan yemeğin yaklaşık 3,5–4 saatlik bir hazırlık ve pişirme sürecinden geçtiğini anlattı. Bu süreçte haşlama, fırınlama ve kızartma gibi farklı işlemler uygulanıyor.
Meydan 1957 Döner’in ikinci kuşak işletmecisi Hüseyin Özercan ise kullandıkları eti ve terbiyeyi tarif etti. Özercan’ın anlatımına göre bir yaşını geçmemiş erkek kuzu eti, sinirlerinden temizlendikten sonra domates ve soğan suyuyla hazırlanan terbiyeye yatırılıyor. Süt veya yoğurt kullanılmadan hazırlanan döner 24 saat dinlendiriliyor.
Simidin yanında ayran, rotada Beypazarı güveci
Funda Pastanesi’nin beşinci kuşak işletmecisi Bartu Tarakçı’nın öneri listesinin başında Ankara simidi ve ayran var; onları Ankara tava ve Ankara döneri izliyor. Tarakçı, simidin gevrek yapısında taş tabanlı fırının, karakteristik aromasında ise pekmezin pişerken yanmasının rolüne dikkat çekti.
Nakia Restoran Şefi Sercan Arslan da ziyaretçilere Ankara simidi, Beypazarı güveci ve Ankara dönerini önerdi. Beypazarı havucu, erişte, Beypazarı kurusu ve Ayaş domatesini örnek gösteren Arslan, yerel ürünlerin niteliğinin mutfağın temel unsurlarından biri olduğunu söyledi.
Festivalin gastronomi seçkisinde bu yemeklerin yanı sıra Çubuk turşusu, İnceğiz çorbası, öllüğün körü, efelek sarması, bazlama ve 80 katlı Beypazarı baklavası da yer alıyor. Rota, şehir merkezindeki işletmelerle ilçelerde sürdürülen yemek ve üretim geleneklerini birlikte ele alıyor.
Günlük turizm gazetesi



