Seyahat Acentaları Yöneticileri Derneği, Isparta Gelendost’taki ölümlü trafik kazasının bazı haberlerde “tur otobüsü” ifadesiyle verilmesine tepki gösterdi. SAYD’nin 22 Haziran 2026 tarihli açıklamasında, kazaya karışan aracın bir seyahat acentası organizasyonuna ait olmadığı savunuldu.
Dernek, kazada 5 kişinin hayatını kaybettiğini, 25 kişinin yaralandığını belirterek yaşamını yitirenler için taziye, yaralılar için acil şifa dileğinde bulundu. Ancak açıklamanın asıl odağında, kazanın ardından kullanılan haber dili ve bu dilin seyahat acentaları üzerinde oluşturduğu algı vardı.
SAYD, bazı ulusal ve yerel medya kuruluşlarında olayın “tur otobüsü faciası” başlığıyla verilmesinin gerçeği yansıtmadığını ileri sürdü. Derneğe göre, toplu halde yolcu taşıyan her aracın otomatik olarak tur otobüsü diye tanımlanması, yasal mevzuata bağlı çalışan seyahat acentalarını olayla ilgileri olmadığı halde kamuoyu önünde zan altında bırakıyor.
Tepki SAYD’den geldi
Açıklamanın bir başka dikkat çeken yönü, sektör adına tepkinin çatı meslek örgütü TÜRSAB’dan değil, Seyahat Acentaları Yöneticileri Derneği’nden gelmesi oldu. SAYD metninde, TÜRSAB Konya Bölge Temsil Kurulu Başkanlığı’nın kazaya karışan aracın acenta organizasyonuna ait olmadığı bilgisini teyit ettiği belirtildi.
Buna karşılık, açıklamanın SAYD tarafından yapılması ve medya diline dönük kapsamlı itirazın bir sivil toplum örgütünden gelmesi sektörde ayrıca önem taşıyor. Dernek, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve yasalara uygun çalışan acentaların haksız biçimde hedef gösterilmemesi için medya kuruluşlarına haber dilini düzeltme çağrısı yaptı.
SAYD’ye göre kazaya karışan araç, seyahat acentası tarafından düzenlenen yasal bir paket tur, kültür turu veya transfer organizasyonu kapsamında faaliyet gösteren bir tur aracı değil. Derneğin açıklamasında, aracın Konya’dan Isparta’nın Barla beldesine gitmek isteyen sivil bir grubun münferit olarak kiraladığı normal bir yolcu midibüsü olduğu ve kazanın dönüş yolunda meydana geldiği ifade edildi.
Acenta bağı vurgusu
Dernek, benzer bir tartışmanın 2022 yılında Bursa İnegöl’de yaşanan kazanın ardından da gündeme geldiğini hatırlattı. SAYD’ye göre o dönemde de medya haberlerinde kullanılan dil, seyahat acentalarıyla bağı bulunmayan veya niteliği netleşmemiş taşımacılık olaylarının tur faaliyeti gibi algılanmasına yol açtı.
Açıklamada, seyahat acentalarının 1618 Sayılı Kanun ve Paket Tur Sözleşmeleri Yönetmeliği başta olmak üzere çeşitli yasal düzenlemelere tabi olduğu belirtildi. SAYD, zorunlu sigortalar, profesyonel rehberlik hizmetleri ve denetim mekanizmalarıyla yürütülen acenta faaliyetlerinin, münferit araç kiralamalarıyla aynı kategoriye konulmaması gerektiğini savundu.
Dernek, medya kuruluşlarından haberleri servis etmeden önce kazaya karışan aracın yasal bir seyahat acentası organizasyonuyla bağının bulunup bulunmadığını sorgulamalarını istedi. Açıklamada, genelleyici başlıkların turizm sektöründe ticari ve psikolojik baskı yarattığı ileri sürüldü.
SAYD, Anadolu Ajansı ve CNN Türk’te yayımlanan haberleri “güncel dezenformasyon kaynağı” olarak nitelendirdi. Ayrıca 2022 Bursa İnegöl kazasına ilişkin sektör tepkilerine ve o dönemki haber arşivine de medya için referans olarak yer verdi.
SAYD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Gem imzalı açıklamada, sektörün itibarını zedelediği belirtilen bu tür haber dilinin karşısında durulacağı kaydedildi. Dernek, acenta faaliyeti ile münferit taşımacılık arasındaki ayrımın kamuoyuna doğru aktarılmasını istedi.
Günlük turizm gazetesi


