Türkiye Seyahat Acentaları Birliği, D2 yetki belgeli taşımacılık faaliyetlerine ilişkin son günlerde yapılan açıklamalara yanıt verdi. Birlik, karayolu yolcu taşımacılığında bir faaliyetin yasal olup olmadığına karar verme ve denetleme yetkisinin sektör temsilcilerinde değil, ilgili kamu otoritelerinde olduğunu bildirdi.
Açıklama, turizm taşımacılığı ile seyahat acentalığı faaliyetleri arasındaki sınırın yeniden tartışıldığı bir dönemde geldi. TÜRSAB, turizm taşımacılığının uzun yıllardır ülke turizmine hizmet veren, kendi mevzuatı, yetki belgeleri, kayıt sistemleri ve denetim mekanizmaları bulunan ayrı bir faaliyet alanı olduğunu belirtti.
Yetki ve Denetim Vurgusu
TÜRSAB açıklamasında, karayolu yolcu taşımacılığı faaliyetlerinin yasal çerçevesinin ve denetiminin ilgili mevzuat kapsamında yetkili kamu kurumları tarafından yürütüldüğü ifade edildi. Birliğe göre bu alanda faaliyet gösteren işletmeler, ilgili bakanlıklar tarafından verilen yetki belgeleri kapsamında hizmet üretiyor.
Açıklamada, turizm faaliyetinin içinde taşımacılık hizmetlerinin kaçınılmaz olarak yer aldığı belirtildi. Ancak TÜRSAB, yalnızca taşıma hizmeti sunan işletmelerin turizme dahil faaliyet göstermesinin mevzuata aykırılık içerebileceğini kaydetti.
Birlik, taşıma işletmelerinin seyahat acentası olmaksızın tur veya transfer benzeri turizm faaliyetinde bulunmasının mevzuata aykırı olduğunu da açık biçimde dile getirdi. Bu çerçevede açıklama, kayıtlı taşımacılık faaliyeti ile seyahat acentalığı kapsamına giren turizm hizmetleri arasındaki ayrımın korunması gerektiği mesajı verdi.
Kayıt Dışıyla Mücadele Çağrısı
TÜRSAB, sektörler arası rekabetin kamuoyu önünde karşılıklı suçlamalar üzerinden yürütülmesi yerine, kayıt dışılıkla mücadelede tüm paydaşların ortak hareket etmesi gerektiğini bildirdi. Açıklamada, gerçek anlamda korsan faaliyet gösteren kişi ve işletmelerle mücadele edilmesinin sektörün ortak sorumluluğu olduğu ifade edildi.
Bununla birlikte birlik, herhangi bir yetki belgesine sahip, kayıtlı ve mevzuata uygun faaliyet gösteren işletmelerin toptancı bir yaklaşımla “korsan” olarak nitelendirilmesini doğru bulmadığını açıkladı. TÜRSAB’a göre bu yaklaşım hem hukuki açıdan hem de sektörler arası iş birliği bakımından sorunlu.
Açıklamanın sonunda TÜRSAB, turizm sektörünün tüm paydaşlarının yasal zeminde, adil rekabet koşulları içinde ve kamu otoritelerinin belirlediği kurallar çerçevesinde faaliyet göstermesini desteklemeye devam edeceğini bildirdi.
Günlük turizm gazetesi


