University of Queensland araştırması, turistlerin tatil sırasında çevresel sorumluluklarını daha zayıf algılayabildiğini ortaya koydu. Üniversitenin haberine göre bu durum, kişilerin temel çevresel değerleri değişmese bile seyahat sırasında farklı bir psikolojik kimliğe geçmesiyle açıklanıyor.

UQ Business School’dan doktora adayı Dorine von Briel, araştırmada “vacation place identity” kavramını ayrı ve ölçülebilir bir psikolojik durum olarak tanımladıklarını belirtti. Bu durumun, insanların seyahatte kendilerini evdeki rutin ve sorumluluk hissinden daha uzak görmesine yol açabileceği aktarıldı.

Tatil kimliği etkisi

Araştırmacılar, üç çalışma yürüttü ve katılımcıların tatilde kendilerini evde olduklarından daha az çevresel sorumluluk sahibi olarak tanımladığını buldu. UQ haberinde, çevreye duyarlı turistlerin bile seyahatte daha fazla atık üretebildiği ve daha az tasarruf davranışı gösterebildiği belirtildi.

Dr. Anna Zinn, insanların iş, ebeveynlik veya ulusal kimlik gibi farklı kimlikler arasında geçiş yapmasının olağan olduğunu; ancak bu çalışmanın çevresel sürdürülebilirlik açısından özgün bir tatil kimliğini tanımlayan ilk çalışma olduğunu söyledi.

Mesajların zamanı tartışılıyor

UQ haberinde, önceki bir UQ araştırmasının turizmin küresel karbon emisyonlarının yaklaşık yüzde 9’undan sorumlu olduğunu gösterdiği hatırlatıldı. Buna karşın turistleri daha sürdürülebilir davranışlara yönlendirme çabalarının zorlandığı belirtildi.

Professor Sara Dolnicar, sürdürülebilirlik mesajlarının çoğu zaman turistlerin tatil kimliği baskın hale geldikten sonra verildiği için etkisiz kalabildiğini ifade etti. Kaynakta, seyahatten önce ya da yolculuk sırasında ev rutinlerini hatırlatan daha ince mesajların davranışı destekleyebileceği değerlendirildi.

Çalışma Tourism Management dergisinde yayımlandı. Kaynak metinde araştırmanın destinasyon, otel, ülke veya işletme bazlı ekonomik etkisine ilişkin veri paylaşılmadı.